Umut bazen öyle büyüktür ki gerçekliğin üstünü pembe bir yorgan gibi örter. Sanırım aşkın değil umudun gözleri kör. Refaha ve ihtişama yol aldığını düşünen Japon kadınlar, ellerinde genç, yakışıklı, şık ve zengin görünümlü adamların fotoğrafları ve hayalleriyle geminin en bedbaht en sefil alanında sert, pis yataklarda uzanmış, saman yastıklara dayanmış kör umuda yolculuktaydılar. Hâlbuki biraz objektif düşünebilseler vaat edilen hayata giden yolculuğun böyle olmaması gerektiğinin farkına varmazlar mıydı? Onları yanılgıya sürükleyen ise boş hayaller kadar çok fazla istemek olmuştu. Elimde Tavan Arasındaki Buda kitabı. Bir grup Japon kadının ülkelerinden umudu yolculuğunu ve Amerika maceralarını anlatıyor. Bir solukta okuduğum romanı ikinci kez bir daha okumak istedim. Sonunu bile bile. Dünyadaki ötekileştirmeyle, hangi kültürde olursa olsun kadın olmanın zorluklarıyla bir daha bu kitap aracılığla yüzleşmek istedim belkide. Hepimizin hikâyesinde vardır böylesi yanılgılar. Gözü kapalı koşmalar. Havalara uçmalar. Sonrasında sert çakılmalar. Boşuna değil Aziz Nesin’in Bütün genç kızlar çok naif çok kibar; bu cadı kadınlar nereden çıktı? Demesi. Hayat hep aynı aslında dersini bazen öve öve bazen döve döve veriyor. Bu sınavlardan aklını kullanabilen, sığ duygusallığa saplanmamayı başarabilenler ödülüyle çıkıyor. Bazı yanılgıların bedeli ağır da olsa yine de hayat en iyi öğretmen.
![]() ![]() ![]() |
![]() |
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |