Yağmur ve Şemsiye
Tarih: 6.11.2015 08:00:00 / 1274okunma / 0yorum
Metin Güler

 

Islanmaktan korkunca insan, kurudu ıslak sevdalar; lavaş sıcaklığında... Oysa yağmura dönük yüzüyle avare bir sevdaydı yürek, durmadan yokuş çıkan atar ritmiyle... Kadın, saçlarından akan yağmur ıslaklığında daha bir kutsadı sevdasını bunca yıldır ; Urfa ‘da ki kutsal balıklar kıvamında…Adam, şemsiyesizliğinde güçlendi onca kış yağmurunda; kuzey rüzgarlarındaki dalgakıranlar sorumluluğunda…İnsan daha bir duygusal oldu; yağmuru, çeşmeden akan sudan ayırdığı günden beri... Toza dumana bulanınca sentetik telaşlar, ıslanmak mecbur oldu ahşap buluşmalara. Yağmur çürütmezdi ahşabı ama rehin edebilirdi ıslanamaz bir yanyanalığı. Bundandır ki, ezgisidir her yağmur; nihavent bir kavuşma öyküsünün.

Şemsiyeler kara bir törenin yazgısı olmalıydı, Ferhat´ın deldiği dağdan da delinmez dik başlılıklarıyla. Elimizle başımıza taç ettiğimiz inorganik bir mutluluktu oysaki, o açılıveren ayrılık,; ıslak bir sevdayla aramıza giren. Kiremit gülüşlü bir şemsiye girince araya, küstü yağmur ve mazgal bir hasrete döndü ten_i şifa. Islansaydı kadın, yağmur; uzun saçlarından salınarak geçecekti köy meydanı yokuşluğundaki ensesinden, çocuk gülüşlerini salladığı gerdan salıncağından ve mutlanacaktı kadın , mutsuz çöl kuruluğundan koşar adım kaçarak. Kağıt yırtığı yazgısını isterik bir söylenceye çevirince insan, A-4 sığınağında yazıldı bütün yağmur özlemler; şemsiyeler ellerimizde. Yağmur logolu günler gelip çattığında, duygusal bir şarampole düşer aşk, kavim kavuşmasında birleşince eller. O eller ki hayatları bağladı birbirine, boğaz köprüsü ajiteliğindeki ayrılık intiharlarından kurtulduğunda aşk… Aşk ıslanmıştır artık, şemsiyenin soba kuruluğundaki kedi sırnaşmasına yenilmeden.

Hangimiz atmamışızdır ki kendimizi yağmurun kollarına, cesaretimiz Don Kişot olduğunda. Yel değirmeniydi, tütün kurusu boyun aşağı bedenimiz ve Don Kişot´ tu cesaretimiz. Kazanmaktaki hazzı ve sebebi belki de yalnızca kendimizin bildiği. Çünkü büyük zaferlere gebe değildi her savaş. O kendimizle tabularımız, kendimizle korkularımız ve kuruluğumuzla Hasankeyf ıslaklığımız arasındaki mülteci bir yenişmeydi belki de; iç coğrafyamıza borçlu olduğumuz… Bastona çalan bir şemsiye bile büyük silahların kazandığı zaferi kazanır bazen; ıslanmaktan korumayarak ıslak gülüşlü insanı…

Zencefil kokulu güneş gezinmesine nasıl tutkunsa bu taşeron beden, öylesine platonik bir yağmur sevdası taşır böğründe. Islanmaktan korktukça kurur düşleri, ıslanmaktan korktukça azalır haznesindeki insan gülüşü ve artık külrengi sabaha uyanır insan; penceresine vuran yağmur damlasından bir haber…Muş ovası ıslaklığındaki bir eli eldivenli tutmak ne kadar saltsa o kadar ıslaktır şemsiyeli yağmur damlası…Öyleyse bırakın ıslansın ve temizlensin hayatın kirini üzerimizde taşıyan ceketimiz ; içimiz ıslak bir şarkının melodisini güneşli bir hayata adarken…

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Darbelere inat, yaşasın sanat... (05 Ağustos 2016 - Cuma)
KADIN (23 Ekim 2015 - Cuma)
Kırmızı Siyah Notlar (16 Ekim 2015 - Cuma)
YANGIN YÜREKLİ ÖĞRETMENLERİME (02 Ekim 2015 - Cuma)
TİYATRO AMA NİÇİN? (18 Eylül 2015 - Cuma)
KADIN (11 Eylül 2015 - Cuma)
AŞK mı? (04 Eylül 2015 - Cuma)
YAĞMUR ve ŞEMSİYE (28 Ağustos 2015 - Cuma)
ÖZLEMEK... (21 Ağustos 2015 - Cuma)
YANGIN YÜREKLİ ÖĞRETMENLERİME (14 Ağustos 2015 - Cuma)
BARIŞ AMA NİÇİN (07 Ağustos 2015 - Cuma)
KÜÇÜK MUTLULUKLAR... (31 Temmuz 2015 - Cuma)
VEFA... (24 Temmuz 2015 - Cuma)
HAZANDIR ŞİMDİ YÜREĞİM (10 Temmuz 2015 - Cuma)
BAHAR (03 Temmuz 2015 - Cuma)
Kazım Koyuncu`ya Mektup... (26 Haziran 2015 - Cuma)
Sayfa:
İzmir
17 Ekim 2018 Çarşamba
Bugün
Güneşli
25 °C
15 °C
Perşembe
Güneşli
25 °C
16 °C
Cuma
Parçalı bulutlu
25 °C
18 °C
Resmi İlanlar

/resimler/2015-3/30/1543534550291.jpg

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.7794
EURO
6.6943
E-Gazete
Özünle, gözünle, sözünle işinde ol?

Hacı Bektaşı Veli
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ