Bugün, 3 Temmuz 2020 Cuma



Mehmet ERGÜNEŞ


Pandemi sürecinde diş sıkma problemleri arttı


Pandemi sürecinde diş sıkma problemleri arttı

İçinde bulunduğumuz pandemi süreci her ne kadar hafifliyor gibi görünse de günlük vaka sayılarına baktığımızda evlere kapandığımız günden hiç bir farkı yok. Bu nedenle tedbirimizi bırakmamalıyız. Sahillerde ya da gün içinde oluşan yoğunluğu azaltmak zorundayız. Maske takma kurallarına uymalıyız. Çünkü bu süreci diğer şekilde atlatamayacağız. Sürecin hepimizi etkileyen kötü yanlarından biri de stres. Hem işle ilgili hem de hastalıkla ilgili oluşan korkular. Ne yazık ki stres olarak vücudumuzda birikiyor. Stres ise bizim mesleğimizle ilgili olarak diş sıkma gibi problemlere yol açıyor.

Diş sıkma ve gıcırdatma gece ve gündüz oluşan istemsiz bir aktivitedir. Bu durum toplumda yetişkin insidansının büyük çoğunluğunda görülür ama birçoğumuz bunun farkına varmayız. Ancak artık günümüzde diş sıkma sadece yetişkinlerde değil çocuklarda da görülen bir durum haline geldi ne yazık ki. Bu nedenle de bu hafta hem bunu saptama yöntemlerinden hem de kısaca tedavisinden bahsedeceğim. Aslında bu konuyu daha önce yazdım. Ancak kliniğimize başvuran hastalarımızda bu şikayetler arttığı için tekrar ele alma gereksinimi duyuyorum.

Nedir diş sıkma?

Genellikle istemsiz olmak üzere dişlerin, çiğneme yapmadığımız zamanlarda da üst üste gelerek çiğneme hareketini yapma durumudur. Ancak arada çiğnenecek bir yiyecek olmadığı için tüm kuvvet dişler üstündedir. Bu durumun sonucu da hem dişlere, hem de çiğneme kaslarına ve çene eklemine gelen aşırı kuvvetler buralarda bozukluklara sebep olur. İşin kötü yanı ise belli bir süre geçmeden ve sorunlar başlamadan bizler bu durumu fark edemeyiz. 

Hastalar bize aşınma, hassasiyet, sallanma, ağrı, kırılma, diş sinirlerinde sürekli kuvvete bağlı cansızlaştırma şikayetleriyle başvururlar. Bunlar dışında çene ekleminde ağrı, baş, boyun ağrısı, çeneden ses gelmesi, kulak çınlaması gibi şikayetleri de sık duymaktayız.

Peki neden diş sıkarız?

Diş sıkma ve gıcırdatma birçok sebebe bağlı olmakla birlikte stres ve kişisel özellikler, uyku düzeni, uykudaki solunum bozuklukları, travmatik yaralanmalar, ilaç tedavileri, alkol, kafein, sigara gibi faktörler sayılabilir.

Çene eklem rahatsızlıkları ise daha komplekstir. Burada kaslar, yanak, kemikler, dudak, boyun kasları gibi birçok sistem etkilenir. Bu durumun kontrol altına alınması da daha güç olabilir.

Peki nasıl anlarız eklem sorunumuz olduğunu?

-Kulak ön bölgesinde aniden oluşan ağrı
-Yüzde yorgunluk hissi 
-Çiğnerken ağrı 
-Ağız açıp kapatırken takırtı sesi
-Ağız açıklığının kısıtlanması
-Çenenin açılırken bir yana kayması
-Dişlerde ağrı
Bu durumlarda mutlaka hekime başvurmak gerekmektedir.

Sağlıklı gülüşler... 
Sorularınız için; disizmir@gmail.com -  www.disizmir.net