Bugün, 28 Mayıs 2020 Perşembe



Dr. Suphi Toprak


KÜRESEL ISINMAYI BİR DE BENDEN DİNLEYİN – 5

Küresel ısınma insanoğlunun dünya üzerindeki tüm tahribatın sonuçlarından birisidir


Küresel ısınma insanoğlunun dünya üzerindeki tüm tahribatın sonuçlarından birisidir. Asla sera gazları salınımı artışı düzeyine inecek kadar basit değildir.

Bu haftaki yazımda da insanoğlunun çevreye etkilerini yazacağım. 

  1. İnsan nüfusunun hızlı artışı: İnsan sanki bir çekirge sürüsü gibi artmaktadır. Bu kadar çok insan daha çok gıdaya daha çok yerleşim alanına daha çok fabrikaya ihtiyaç vardır. Bu kadar insanı bir de son elli yılda alıştırıldıkları kadar rahat yaşatabilmek için daha çok yakıta ihtiyaç vardır. Bu yakıtlar her ne kadar yavaş yavaş yenilenebilir “.yeşil “ enerji kaynaklarına dönüştürülse de bunlar gerçekte ne kadar yeşildir? Örneğin rüzgar enerjisi, rüzgar olarak esmek için dünya üzerindedir. Siz rüzgarı elektriğe çevirir ondan da ısı elde ederseniz dünyaya yine de zarar vermiş olursunuz. Dünya tüm bunlara yetebilecek kadar büyük değildir.
  2. Aşırı tüketim ve israf: İnsanoğlunun dünyadan talebi şu an dünyanın kendini yenileme gücünden % 70 fazladır. Yani insan dünyanın kendini yenileme bütçesinin nerede ise iki katı kadar fazla harcama yapmaktadır. Dünyanın en zengin ülkelerinin halkları metal veya petrol gibi kaynakları dünyanın geri kalanından 32 misli fazla tüketmektedirler. Bu kadar insanın tüketimine yetişmek için dünya sürekli yok edilmektedir.
  3. Teknoloji: teknoloji uygulamaları geri dönüşsüz çevre hasarlarına yol açmaktadır. Sanki gelişim sağlama amacı güden çoğu yenilik milyonlarca yıl boyunca dünyada oluşmuş dengeleri alt üst etmektedir. Dünyadaki enerji kaynakları teknoloji sayesinde değiştirilip başka amaçlar için kullanılarak da doğa tahribi olmaktadır. ( örnek hızlı akan suya santral yapmak. Bunun sonucu büyük doğa tahripleri olduğunu hepimiz biliyor ve yaşıyoruz. Teknoloji yollar hava alanları binalar gibi birçok zorunluluğu getirmektedir.
  4. Avlanma ve tarım: Tarım alanları yaratmak için ormanlar yok edilmekte, sulamak için toprağın yapısı bozulmakta, su kaynakları israf edilmektedir. Avlanmanın dünyadaki hayvan ve balık topluluğunu ne kadar tahrip ettiğini anlatmıştım. Ve sadece bir balinanın sağ olmasının bile dünyaya ne kadar katkıda bulunduğunu da önceki yazılarda anlattım. Araştırmalar 2048 yılında denizlerdeki balıkların tükeneceğini göstermektedir. Sulama: toprağın yapısı ve kalitesi değişmektedir. Akarsuların akımı bozulmakta, buharlaşma dengesi bozulmakta, yer altı suları değişmekte, atık akıntısı artmaktadır. Göller dereler kurumaktadır. Tarım alanlarının kaybı ve toprak erozyonu: Dünyada12 milyon hektar tarım alanı her yıl yok olmaktadır. Toprağın yapısı değişmektedir. Et üretimi: Biz yiyelim diye dünyayı işgal eden bu hayvanlar dünyaya kakalarını yapmakta gazlarını çıkartmakta, ısılarını yaymakta, sularını içmekte, soluma ile oksijeni tüketmektedirler. Gelişmiş ülkeler yağmur sularını toplayarak bu hayvanlara “yeşil” su sağladığını düşünüyor iseler de ( bizde o bile yok ama ) bu bile yer altı suyu olmaya gidecek suların engellenmesi anlamına gelmektedir. Buralardan çıkan atık suların doğal suları kirletmesi de önemli bir sorundur.

İnsanoğlunun zavallı dünyamıza vermiş olduğu zararlar saymakla bitmez. Bu haftalık yerim doldu. Haftaya devam edeyim.