Bugün, 26 Mayıs 2020 Salı



Dr. Suphi Toprak


KORONAVİRÜS, BUNDAN SONRA NE OLACAK


KORONAVİRÜS, BUNDAN SONRA NE OLACAK

Artık salgının ilk aşamasını geride bıraktık. Yaşam her şeye rağmen devam edecek. O sebeple adım adım normalleşeceğiz. Tehlike tamamen ortadan kalmayacak, belki azalacak; belki de artacak ama devam edecek. Geçen hafta size bundan sonra başımıza gelebilecek olasılıkları anlatmaya başlamıştım.

Anlattığım ilk olasılık: belki de çok daha fazla kişinin bu virüsle tanışmış olması, virüsün bu kişileri yeniden hasta edemeyeceği, bu durumda hastalığın yayılma zorluğu çekecek olması idi.

İkinci olasılık: virüsün güç kaybediyor olması olabilir. Virüsler de hayatta kalmaya çalışan canlılar sonuçta. Eğer üzerinde bulundukları canlıları aşırı hızlı öldürürlerse kendi yaşamları da tehlikeye giriyor. Virüslerin hayatta kalabilmek için bir başka canlının üzerinde olması gerekir. Eğer virüsün girdiği canlı aşırı hızlı ölürse virüs yayılacak fırsatı bulamayabilir. Gerçekten de hastalık ülkemize geldikten sonra bir yavaşladı sanki. Belki hastalık bundan sonra daha az saldırgan davranacak olabilir.

Üçüncü olasılık: biz hastalığın yavaş yayılacağı az etki yapacağı topluluklardan birisi olabiliriz. Bu virüs en çok hasarı bıraktığı İtalya’nın daha daha gelişmiş kuzey kesimlerinde yayıldığı kadar güney kesimlerinde yayılamadı. Dünya tarihindeki salgınlar genelde fakir zor durumda olan kitleleri öldürmüşler. İspanyol gribi daha sıklıkla gençleri öldürmüş. Ama bu virüs farklı davranıyor. Fakirlere pek dokunmuyor. Belki de toprağa, doğaya daha yakın olmak bu hastalığa karşı direnci arttırıyor olabilir.

Dördüncü olasılık: bazı virüsler daha çok insanla karşılaştıklarında insanlar direnç kazanır, virüs güç kaybeder. Aşı üretme yöntemlerinden birisi de budur. Bizim ülke olarak hastalığın ülkemizi geciktirebilmiş olmamız çok işimize yaramış bizi daha dirençli kılmış olabilir.

Her ne olursa olsun hala bir tehlike var. Yeniden salgının başlaması da bir olasılık, sayıca azalsa da içimizden bazılarının bu hastalıktan ölmeye devam etmesi de büyük olasılık. O sebeple korunmaya devam etmeliyiz. Bu aşamadan sonra devletin aldığı koruyucu önlemler adım adım azalıp kaldırılacak. Artık sorumluluk her bir bireyin kendisinde olacak. O sebeple bireylerin neler yapacağı konusunda son derece bilinçli olmaları gerekiyor. Aşı bulunana kadar mikropla karşılaşma olasılığımızı azaltmamız gerekiyor. Sözünü ettiğim testlerin uygulanması izni çıkar ise kimin savunması oluşmuş bulmamız de mümkün olacak. Savunması oluşmuş olanlar belki de virüsle karşılaşsa bile belki hastalanmayacaklar. Tahlil uygulama izni çıksa yapılması için ilk kendimden kan alacağım.

Kişisel koruyucu önlemler almaya çalışırken çok hatalar yapıldığını gözlemliyorum. Bunlardan birisi maskelerin süs gibi takılması, sıklıkla burun kısımlarının açık olması. Belki bir hatalar listesi tutup bir yazıda da virüsten korunma önlemleri ve yapılan hatalar üzerine yazarım.

Sonuç olarak hangi sebepten olursa olsun bu virüs bize acıdı. Aldığımız tedbirler de işe yaradı. Bayrama az çok az hasar almış olarak giriyoruz. Hepinize şeker tadında bir ramazan bayramı dilerim.