Bugün, 7 Temmuz 2020 Salı



Dr. Suphi Toprak


KORONAVİRÜS,  BUNDAN SONRA NE OLACAK?


KORONAVİRÜS,  BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Bu yıla girerken aniden bu güne kadar hiç tanımadığımız bir hastalığın ortaya çıktığını Çin’li bir doktor fark etti. Ne yazık ki bu doktor önce baskı gördü sonra bu hastalıktan yaşamını kaybetti. Bu virüsü önce korona virüs diye duyduk daha sonra Covid-19 dendi. Bu virüsün asıl yuvası yarasalarmış aslında. Belki de her şeyi silip süpüren insanoğlunun aç gözlülüğü, artık eskisi kadar yarasa bulamayan bu virüsün değişim geçirip ( mutasyona uğrayıp ) insana geçmesine yol açtı. Belki de zavallı virüs kendisi için en güvenli yuva olarak insanı gördü. Neyse, ne olduysa oldu virüs aniden insana geçmeye karar verdi. Ama insanoğlunun bu virüs ile ilgili hiç deneyimi yoktu. Ve virüs bir anda tüm dünyayı dolaşmaya insanları hasta etmeye bir kısmını öldürmeye başladı. Tedbirler alınmasına rağmen kimi bölgelerde çok sayıda insan bir anda hasta oldu ve bir kısmı yeterli tıbbi yardım alamadığı için, bir kısmı da yeterli yardım almasına rağmen ölüverdi.

Ülkeler harekete geçtiler, sınır kapıları kapatıldı, sokağa çıkma yasakları uygulandı. İlk alınan tedbirler aslında herkesin bir anda hastalanmasını engelleyip sağlık hizmetleri kilitlenmeden hastaların tıbbi yardım alabilmelerini sağlamak içindi. Bildiğimiz bilmediğimiz birçok etken sayesinde - ki en önemlisi sağlık çalışanlarımız ve sağlık yönetimimizin başarılarıdır, ülkemizde bu başarıldı. Yani ülkemizde herkes bir anda hasta olmadı. Sağlık sistemi tıkanmadı. Hastalar yardım alabildiler.  Ancak elde ettiğimiz bu başarı belki de bizim yaptıklarımıza o kadar da bağlı değildir. Çünkü gerek idarecilerimiz, gerek sağlık ekipleri, gerek ise halkımız önemli hatalar da yaptı. Tahmin ettiğim veya hiç akla getiremeyeceğimiz birçok sebep de bu işin içine girmiş gibi gözüküyor. Belki virüs bize torpil yaptı. Kim bilir? Neyse bunlar ileri aşamada aydınlanacaktır.  

Hastalık ile savaşın ilk evresi bitti. Artık ikinci evre başlıyor. Bundan sonra bizi neler bekliyor onu anlatmaya çalışacağım.

Son birkaç aydır dünyada da ülkemizde de yaşam durdu, durduruldu. Ama hep böyle gidemez. Yavaş, yavaş normalleşeceğiz. Sokağa çıkacağız, iş yerleri açılacak. Peki, tehlike geçti mi? Kesinlikle hayır. Tehlike henüz geçmedi. Başımıza neler açacağı da hiç belli değil. Bu “normalleşme” dediğimiz şey bizleri bu hastalığın kucağına atabilecek. Çünkü sokağa çıktığımızda daha çok insanla karşılaşacağız, başkaları ile aynı ortamlarda bulunacağız. Unutmayın bu hastalık insandan insana geçiyor. Bu normalleşme döneminde hasta olma olasılığımız artacak.

Sizce kaçımız hasta olacak, kaçımız bu hastalıktan hayatını kaybedecek? Bilmiyoruz. Kimse bilmiyor. Hastalığı bir kez geçirenlerin tekrar geçirip geçirmeyeceğini veya bu virüsün grip virüsü gibi her yıl kendini yenileyip karşımıza çıkıp çıkmayacağını da bilmiyoruz. Umarım virüs değişim geçirip daha saldırgan olmak yerine daha ılımlı bir hal alır.

Genel olarak bir virüs hastalığını geçirenler ya o hastalığa karşı ömür boyu bağışıklık kazanırlar ya da ayni virüsün sonraki saldırılarını daha hafif hastalanarak geçirirler. Bu sebeple korona virüsü bir kez alıp onu yenenler belki yeniden hastalanmayacak olabilirler. Virüse karşı kalıcı bağışıklığı olan birisi o virüs için taşıyıcı olamaz. O sebeple ne kadar çok insan bu hastalığı geçirmiş ise virüsün dolaşımı o kadar kısıtlanmış olur. Şu ana kadar kaçımızın bu virüsle tanıştığı bu sebeple yeniden geçirmeme umuduna sahip olduğunu bilmiyoruz.  Şu ana kadar saptanan hastaların sayısı zaten her gün basında yayınlanıyor. Ama saptanmayanlar olduğu da kesin. Hasta olmadan geçiren, hasta olan iyileşen veya ölen ama hastalığın tanısının konmadığı birçok insan var mutlaka.

Bundan sonra başımıza gelebilecek en iyi şey ilk evrede saptanandan daha çok insanımızın bu virüsle tanışmış olmasıdır. Eğer tanısı konmadan hastalığı geçirip bağışıklık kazanmış olan çok insan varsa hastalık hasta edecek insan bulmakta zorluk çekebilir. Yani ilk dönemdeki başarısızlığımız ikinci dönemin başarılı geçmesine yol açabilir.  

Gelecek haftayı beklerken sizlere çok önemli bir haber vereceğim: bu virüsü geçirip bağışıklık kazanmış olanların artık bir test ile saptanmaları mümkün. Bu testi yapmaya hazırız. Bakanlığın izin vermesini bekliyoruz.

Haftaya bu konuya devam ederiz.