Bugün, 29 Mayıs 2020 Cuma



Mehmet ERGÜNEŞ


KORONAVİRÜS


KORONAVİRÜS

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs, kişiden kişiye hızla yayılmaya ne yazık ki devam ediyor. Eğer ateş, öksürük, kas ağrısı gibi semptomlarınız varsa veya yurt dışından gelen kişilerle yakın temasta bulunduysanız ya da siz yurt dışına çıkmak zorunda kaldıysanız mutlaka kendinizi izole edin ve diş hekimi kontrol ve randevularınızı erteleyin.
Bu süreçte sadece acil tedaviler yapılabilmekte. Ancak yukarıdaki durumlardan biri söz konusuysa ve yine de diş hekimine gitmeniz gerekiyorsa bu konuda yayılımı engellemek için mutlaka diş hekiminizi de bilgilendirmeniz gerekir. Bilindiği üzere ilk kez Çin’in Wuhan şehrinde tespit edilen koronavirüs daha önce insanlarda görülmemiş yeni bir virüs. Daha doğrusu var olan virüsün başkalaşım geçirmiş bir şekilde insana bulaşmasıyla başlayan ve insandan insana da hızla yayılım gösteren bir virüs.
Ülkemizin de içinde olduğu nerdeyse bütün ülkeler şuan virüsle mücadele halinde. Genellikle kalabalık ortamlarda yayılmaya başlayan virüs, koruma ve gerekli tedbirler alınmadığı taktirde bulaşıp hastalığa sebep olabilmekte. Genel bulaş yolunun ise solunum yolu olduğu söylense de farklı yollarla da bulaşabileceği üzerinde duruluyor ve araştırılıyor. Ama televizyon ve diğer iletişim araçlarından da sık sık tekrarlanan temizlik ve korunma kurallarının dikkate alınması ve sosyal mesafeye dikkat edilmesi virüsün kontrol altına alınmasında çok önem taşıyor.
Aslında bu virüs daha önce ortaya çıkan bazı virüslerle de aynı grupta. Ancak salgın olarak tüm dünyayı etkilediği için pandemi durumu söz konusu. Adını belki duyduğumuz belki duymadığımız SARS (ağır solunum yolu yetersizliği sendromu) ve MERS( sars ile aynı grupta ama daha etkili) virüsü ile aynı gruptadır.
Virüsten etkilenenlerin çoğunda aslında bulgular zayıf seyretmektedir. Bu neredeyse %80’lik bir grubu kapsamaktadır. Ancak vakaların %10-15 kadarında ciddi solunum güçlüğüne sebep olabilen semptomlar ortaya çıkmaktadır. Bu durumda da hastaların hastaneye yatması zorunlu olmaktadır. Hastaneye yatan hastalardan ise %5 kadarında durumlar kritiktir ve yoğun bakım ünitesinde solunum desteği gerekmektedir. Genel ölüm oranı ise yaklaşık %2’lerde seyretmekle birlikte kronik hastalığı olanların ve yaşça ilerlemiş olanların daha çok etkilendiği görülmektedir.
Hastalığa karşı aşı ve ilaç çalışmalarında yüz güldüren sonuçlar elde edilse de bunların güvenlik testlerinin ve klinik testlerinin uzun zaman alması açıklanmasının geç olmasına sebep olmaktadır. Şüphelenilen bir durum olduğunda yapmamız gereken kendimizi izole etmektir. Eğer ki düşmeyen ateş, solunum güçlüğü gibi belirtiler olursa mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Yapılan uyarıların dikkate alınması salgının kontrol altına alınmasında çok önem arz etmektedir bu nedenle uyarılara mutlaka uymamız , mümkün olduğunca evde kalmamız son derece önemlidir.
Sağlıklı gülüşler…
Sorularınız için; www.disizmir.net -  disizmir@gmail.com