Bugün, 28 Mayıs 2020 Perşembe



Dr. Suphi Toprak


ENDOMETRİOZ SORUSU

Konumuza girmeden önce geçen hafta yaptığım bir hatayı düzeltmem gerek: 6-7 Eylül olayları 1956’da değil 1955’de olmuştu.


Konumuza girmeden önce geçen hafta yaptığım bir hatayı düzeltmem gerek: 6-7 Eylül olayları 1956’da değil 1955’de olmuştu.

Şimdi konumuza geçelim. Ben aslında bu yazıları yazmaya başladığımda sizlerden gelen soruları almak istedim. Bu soruları tüm yönleri ile açıklayıp sadece sorana değil tüm topluma yol gösterici olmak istedim. Bu güne kadar internette cevapladığım yirmi bin kadar soru ve cevapları yayınlanıyor. Ancak Menemen’in Sesi’ndeki yazılarım için nerede ise hiç soru sorulmadı. Artık soru talep etmeyi bırakmıştım ki geçen hafta bir soru geldi. Soru şu şekilde: “ 6 aydır adet sancım dayanılmazdı. Endometrioz teşhisi konuldu. Evliyim ilişkilerim sürekli ağrılıydı. Doktora çıktım şikâyetlerimi söyledim. Vücudu biraz dinlendirelim, sizi geçici menopoza sokalım dedi ve 3 ayda etkisi geçecek bir iğne uygulandı. Şu anda ağrım sızım yok ama 5 ay geçti hala adet olmadım. Zor bir 5 ay geçirdim. Mide bulantıları sıkıntı ter oluyor. Ne zaman adetlerim geri döner ne zaman normale dönerim?” Ben de ilacı yazan hekimin bu konudaki görüşünün ne olduğunu, esasen muayene olması gerektiğini söyledim. Yanıt olarak hekiminin bu süreçte birkaç defa yeri değiştiği için ulaşamadığını, başka bir hekime randevu aldığını söylemiş.

Endometrium rahmin içindeki her ay gelişen ve gebe kalınmadığı durumda adet ile atılan dokudur. Bu doku rahmin içi dışında bir yerde bulunduğu durumda üretilen adet kanını akıtacak yer bulamadığı için sorun yaratır. Bu adet kanı kimi zaman rahmin kas lifleri arasında birikir ve orayı sertleştirir. Kimi zaman da bulunduğu yerde adet kanı dolu kistler oluşturur. Bu kan da zaman içinde koyulaşarak sanki çikolata dolu gibi olur. Buna çikolata kisti denir.

Endometriozun tek gerçek tedavisi oradaki adet üreten dokunun kesilip çıkartılarak veya yakılarak yok edilmesidir. Ancak kimi zaman kist diğer organları birbirine yapıştırarak sıyrılmasını ayırt edilmesini güç bir hale getirmiş olabilir, bu sebeple tam olarak çıkartılamadığı da olabilir.

Endometrioz adet ağrılarına ve kısırlığa yol açabilir. Birçok hekim gözle görünmeyecek kadar küçük endometriozun bile ağrı yapabileceğine inansalar da ben esasen ağrının dolan kanın etrafı iteklemesinden, kimi zaman çikolata kistinin patlayarak kanın karnın içine boşalmasından olduğunu gözlemliyorum. O sebeple şiddetli ağrı yapacak kadar ilerlemiş endometriozların ultrasonla görülebilir olmalarını bekliyorum.

Adetten kesilen kadında adet kanı üretimi de duracağı için endometrioza bağlı ağrılar da kesilir. Bu sebeple kimi hekimler zaman kazanmak için, bir soluk aldırmak için kadını geçici menopoza sokan depo iğneler kullanmaktadırlar. Ancak adetler geri döndüğünde endometrioz tekrar üretime başlayacak ve ağrının gerçek sebebi ise yeniden ağrı yapacaktır. Menopoza sokulan kadında menopoz şikâyetleri ve kemik erimesi de görülebilecektir.

Geçici menopoza sokmak için kullanılan iğneler depo iğnelerdir. Depo iğnelerin etki süresinin sınırları o kadar net değildir. O sebeple 3 ay için planlanan geçici menopoz uzamış olabilir.

Ancak iğnenin etkisi geçtikten sonra kadın hamile kalmış da olabilir. Öncelikle muayene yapılıp bu durum ayırt edilmeye çalışılmalıdır. Olasılığı az da olsa en önemlisi budur. Önce gebelik aranmalıdır.

Kadın bu arada geçen sürede gerçek menopoza girmiş veya başka bir hormon bozukluğu geliştirmiş de olabilir.

Bu iki durum yoksa ilaç verilerek yumurtalıklar yeniden çalıştırılmaya çalışılır. Çok sıklıkla genç bir kadın yeniden düzenli adet görmeye başlayacaktır.

Son olarak toplumumuzda heyecanlı panikli insanların oranının oldukça yüksek olduğunu vurgulamam gerekir. Belki kötü giden bir evlilik veya cinsel yaşam da bu ağrıları tetiklemiş olabilir. O yüzden elle tutulur kanıtlar olmadığı durumda bu konulan endometrioz tanısının doğruluğu da arada kontrol edilmelidir.