Bugün, 15 Ağustos 2020 Cumartesi



Dr. Suphi Toprak


DOĞURTTUĞUM ÇOCUK SURVİVOR 2020 ŞAMPİYONU OLDU


DOĞURTTUĞUM ÇOCUK SURVİVOR 2020 ŞAMPİYONU OLDU

Ben televizyon seyretmiyorum. O sebeple Survivor yarışmalarını da izlemiyorum. Aslında çok zevzek bir yarışma değil. Belki bazı kişilere hayatta kalmanın kimi zaman ne kadar zor olduğunu anlatıyor da olabilir. Öyle ya çoğu kişi çocuklarını gözlerinden sa kınıyor bir dediklerini iki etmiyor onları her türlü tehlikeden uzak yetiştiriyorlar. Bu çocuklar yaşama tutunmak için gerekli donanıma sahip olup bir türlü yaşama atılamıyorlar. Kimisi yaşam boyu ne yapacağını bilemeden korkuları ile yaşayıp bir baltaya sap olamadan ömrünü tamamlıyor. Z kuşağı denilenlerin içinde çok rastlanılan bu zaafların kökenlerini onların yetiştirilişinde yapılan hatalarda bulmak mümkün.   

Bir Mayıs sabaha karşı saat 03 dolayları ellerimdeki tosun gibi erkek bebek çığlıklar atarak ağlıyordu. Bu ağlama onun yaşama tutunuş yani İngilizce kelimesi ile “ survive” edişinin göstergesi idi. Bir bebek daha ellerimde yaşama tutunmuştu. İşte bu çocuğun çok seyredilen bir “yaşama tutunan” ( bilinen İngilizce ismi ile “survivor” ) yarışmasını birinci bitirdiğini okudum gazeteden.  Güzel bir söyleşi olmuş, Cemal Can’ın kimi dediklerini kelime kelime okudum. Bana kendisi hakkında çok ip uçları verdi. 

Düzgün bir ailesi vardı. Annesi 9 yıl sonra gelen oğlunu anne karnında bile kendi aklınca iyi bana göre fazla beslemişti. Bunun bedelini de doğumunun uzun sürmesi ile ödemişti. Çocuğun üzerine tüm yaşamı boyunca titrenmeye devam edildiği anlaşılıyor. Fazla kilolar edinmiş önce onları verme hedefi koymuş kendisine. Bunun için anne kucağından ayrılacağı baba evinden uçacağı güne ulaşmak için hedefler koymuş. Önce kilo vermiş. Kimse kazanacağını beklememiş ama o üniversiteyi kazanmış (gerçi henüz bitirmemiş). Kendi başına kaldığında bazı sosyal yetenekler edinmiş ve en son olarak da 6 yıldır başvurduğu bu yarışmaya kabul edilip, kimse ondan beklemez iken o kafasına koyduğu gibi birinciliği kapıvermiş. Bunda ailesinin arkasında durmasının rolü de var doğal olarak ama o ne başardı ise kendisini özgürleştirmesi ve hedefler koyması sayesinde yapabilmiş. 

On beş gün ara ile doğurttuğum dayısının oğlu ile kardeş gibi büyüdükleri anlaşılıyor. O iri bir bebek değildi ama çok zor doğmuştu. Bir gün onu da tanımak isterim. 

Son birkaç yıldır ellerime doğan çocukların da kendi çocuklarını doğurtuyorum. Ne zaman büyüdüler de aile sahibi oluverdiler? Bu Cemal Can’ın bu birinciliği farklı bir haz verdi bana.  

Cemal Can Canseven’in dediklerinden alıntıladığım bazı sözler benim anlatmak istediklerimi anlatıyor:   

“ Bu yapamaz, umursamaz görünüyor diye düşünüyorlardı ama kendimden emindim. Tek hedefim o kupayı kaldırmaktı. Yeri geldi kolum çıktı, yeri geldi ruhsal durumum yerle bir oldu ama benim bir sorumluluğum vardı…. Bunun için büyük savaş verdim “

“Ağlamak da gülmek gibi güzel bir şey. Neden duygularımızı içimizde saklayalım? Özel hayatımda da ağlarım. Ailemden böyle gördüm, biz duygularımızı içimizde tutmayız…. (Ada hayatı beni) normal hayatta olgunlaşamayacağım bir seviyeye getirdi. Ne olursa olsun hayallerin peşinden gitmenin önemini gösterdi. Ailenin ve arkadaşların değerini daha çok anlamamı sağladı. Bu kadar güçlü bir karakter olduğumu düşünmüyordum Ama bir kere düştü isem ertesi gün kat kat güçlü ayağa kalktım.”

“Pirinç denince aklıma eşitlik geliyor. Bir pirinç tanesinin bile değerini anladık.”  

Yüreğine sağlık Cemal Can, artık gerekli emeği çabayı sabrı gösterdiğinde koyduğun hedeflere ulaşabileceğini ispatladın, yani artık ana kuzusu değilsin. Yine sık sık gider annenin sütlacını yersin ama önüne akılcı hedefler koyup o hedeflere odaklanarak, ilmek ilmek kendi yaşamını kurma zamanı artık. Önce eğitimini tamamlamalısın. Yola düzülmelisin. Yolda düşsen bile kalmayı bilmelisin. Sorumlulukların için gerekli savaşı vermelisin. Uygun koşullar oluştuğunda baba evinden tamamen uçup kendini özgürleştirir kendi kanatların üzerinde süzülürsün. Yaşam uzun bir yol. Yolun açık olsun. Umarım yaşam seni ağladığının çok fazlası ile güldürür.