Bugün, 29 Mayıs 2020 Cuma



Erhan ÖZALP


Bu Menemenin Sesi…


Bu Menemenin Sesi…

Geçen ay gerçekleştirdiğimiz ‘Basın Hayatımızın Geleceği’ konulu değerlendirme toplantımızda; 24 yıl önce yola çıktığımız Menemenimizin sesini daha gür biçimde tüm dünyaya duyurmak için daha neler yapabileceğimizi masaya yatırdık. Basın dünyasının geleceğinde var olabilmek için acil olarak ne tür değişimlere ihtiyacımız olduğunu konuştuk. Çok önemli kararlar alma şansı bulduk.

İnternet haberciliği basın önündeki tüm sınırları kaldırdı. Şimdi sıra bizde. Hedef sadece Menemen’de değil, kendimizi ifade edebileceğimiz her yerde takip edilmek. Bunun için de hizmetimizi çeşitlendirme, zenginleştirme, evrensel bir temele oturtma, etkili haber üretmek ve okutabilmek için takım arkadaşlarımızı güçlendirmemiz gerektiği konusunda netleştik.... Farklı bakış açılarına fırsat verme. Dijital dünyanın dilini konuşan, teknolojisini kullanan arkadaşlarımızla altyapımızı güçlendirdik. Web sayfamızı zamanın ruhu ve taleplerine uygun olarak sil baştan tasarladık. Çok yakında yayında… Habercilik anlayışımızı sadece resmi web sayfamız üzerinden değil, sosyal medya sayfalarımızla da etkili bir biçimde destekledik. Bir taraftan da yayınlarımız için stüdyo hazırlıklarımıza başladık. Arkadaşlarımız harıl harıl, heyecanla kendi program formatlarını çalışıyorlar.

Şu gerçeğin farkındayız. İnternette haberciliğe soyunduğunuz andan itibaren artık, yerel veya ulusal diye bir kavram kalmıyor, artık evrensel basın dünyasının içindesiniz demektir. Sonrası orada ne yaptığınız, nasıl yaptığınız ve habercilik adına nasıl bir fark yarattığınızdır…

Kentimizin özgüveni açısından bunu hep birlikte başaracağız. İhtiyacımız olan ilk şey gerçek bir dayanışma.

Her hafta kentimizin, ülkemizin ve dünyanın güncel yaşamını konuşacağız… Bazen de eski zamanlara gideceğiz, hatıralarımızın tozunu alacağız. ,Bazen geleceği, yarınları konuşacağız. Bazen okyanusları ve eski medeniyetleri, bazen de gökyüzünü, evreni konuşacağız… Ama en önemlisi de kentimizin Yöneticileriyle, Siyasileriyle, Odalarıyla, Esnaflarıyla, Sanatçılarıyla, Muhtarlarıyla, Sivil Toplum Örgütleriyle, Dernekleriyle, Gençleriyle, Kadınlarıyla, Emeklileriyle, Emekçileriyle, Yaşlılarıyla, Öğretmenleriyle, Öğrencileriyle, Okullarıyla, Hastaneleriyle, Doktorlarıyla, Sanayi Siteleriyle, Spor Kulüpleriyle, Pazarcı Esnaflarıyla, Dolmuşçularıyla, kentimizin sınırları içerisindeki tüm yaşama stüdyolarımızı, ekranlarımızı, sayfalarımızı, mikrofonlarımızı açacağız…

Yeter ki önyargılarımızdan kurtulalım, hoşgörülü olalım, birbirimizin varlığından rahatsız olmayalım, güç gösterisi yada güç zehirlenmesine yakalanmayalım. Birbirimize farklılıklarımızla birlikte değer verir, sabırla dinlersek aslında o kadarda birbirimizden uzak olmadığımızı göreceğiz. Yeter ki buna inanalım ve bu yönde katkı koyalım. Bizler bu düşünceyle yola çıktık. Yakın zamanda bu yolda çok büyük bir aile olacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.

Hayırlısı olsun.

Allah utandırmasın…