Bugün, 10 Ağustos 2020 Pazartesi



Dr. Suphi Toprak


BEKARET

Yıllar önceydi. Muayenehanemdeki görüşme odamda karşımda orta yaşlı bir kadın ile yaşça ondan az daha büyük orta yaşlı bir erkek duruyordu.


Bugün Cumhuriyet´imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk´ün ölüm günü. Kendisine, bize aydınlanma yolunu açtığı için teşekkür ederim. O´nun mirasını korumak ve geliştirmek hepimizin asli görevi olmalı.

BEKARET

Yıllar önceydi. Muayenehanemdeki görüşme odamda karşımda orta yaşlı bir kadın ile yaşça ondan az daha büyük orta yaşlı bir erkek duruyordu. Her ikisi de düzgün giyimli oturaklı duruyorlardı. Benim hasta topluluğumun ekonomik açıdan üst kesimlerine uyacak bir duruşla karşımda duruyorlardı. İstediklerini yapmam durumunda bana ücretimi kolaylıkla ödeyecekleri belliydi. Hastalarımın çoğunun aksine randevu almadan kapıdan gelmişlerdi. Beni özellikle seçmedikleri o sırada ulaşılabilir bir uzman olarak beni gördükleri için geldikleri belliydi.

Adam ? baktırmak istiyoruz? dedi ? bakire mi değil mi? ?  Kadın da başını salladı onayladı. Anlaşıldığı kadarıyla adam kadının bakire olup olmadığının saptanmasını istiyordu. Kadın adamın talebini sessizce başını sallayarak onaylamıştı. Yani o da bakire olup olmadığının kontrolünü istiyordu.

Henüz şu anki Türk Ceza Kanunu yazılıp yürürlüğe konmamıştı. Polis sokaktan topladığı kadınları kolundan tutup bekaret, cinsel ilişkide bulunup bulunmadığı, livata kontrolüne getirdiği zamanlardı. Yani kızlık muayenesi ? yaptırmak? sıradan bir durumdu. Kadınlar da bunu kabulleniyorlardı. Kabulleniyorlardı diyorum ama kimi kadın da bir şeyleri ispat için kendisi kendisini muayeneye getirtiyordu. Sonuç olarak birileri, anne ? baba, eş, erkek arkadaş kadını kızlık muayenesine getiriyorlardı. Çok az sayıda sessizce kimse görmeden gelip durumunu kontrol ettirmek isteyen genç kızlar da oluyordu. Karşımdaki bu kadın ve erkek evli veya nişanlı değildi.

Şöyle bir ikisine baktım. Kadın sadece evde oturan bir ev kızı gibi durmuyordu. Bu gün böyle bir yaşam tarzı pek yok ama 60´lı 70´li yıllarda uygun talibi çıkmamış bazı evlenmemiş kızlar aile içinde kapalı bir yaşam sürerlerdi. Onların dış dünya ile ilişkilerinin az olduğu hallerinden, tavırlarından belli olurdu. Her ikisinin de bulundukları yaşlar göz önüne alındığında karşı cinsle ilk tanışıklıkları olduğunu düşünmek de hiç mümkün değildi.

Adama dönüp ?Ben bu muayeneyi yaparım ama önce bir sorum var. Söyler misiniz siz bakir misiniz? dedim. ?Bakire? kelimesini bilenleriniz çoktur da belki ?bakir ? kelimesini bilmiyor olabilirsiniz. Birisi kadın için diğeri erkek için  ?ellenmemiş, kullanılmamış, yıpranmamış, eskimemiş? demektir. Cinsel anlamda da cinsel ilişki kurulmamış anlamına geliyor. Kelimenin anlamındaki onur kırıcılığa dikkat çekmek istedim.

Özetle orta yaşa gelmiş bu kadının o güne kadar herhangi bir erkekle yakınlaşıp yakınlaşmadığını merak eden bu adamın kendisinin bu güne kadar bunu yapıp yapmadığının hesabını vermesini istemiştim önce. Ardından bu muayeneyi yapıp yapmayacağıma karar verecektim.

Sorum beklenen tepkiyi yarattı. Adam kafasını sertçe kaldırdı ?Ne demek bu?? dedi. Kadına döndü ? Hadi kalk gidelim? dedi. Kadın da ona uydu merdivenlerden hızla indiler gittiler. Yardımcım arkalarından izlemiş. Kadın benim aleyhimde atıp tutuyormuş. ?Parasıyla? değil miymiş, niye muayene etmiyormuşum???

Hakkını korumaya çalıştığım beni en başta haksız bulmuş ve aleyhimde atıp tutmuştu. Söylene söylene gittiler.