SAKİN MECLİS

Meclis´te Samimiyet Tartışması

?Siz Varsanız Cumhuriyet Var?

2017 Bütçesi Tahmini 115 milyon TL

Hizmet Almak İçin Koşturuyor

Daha sağlıklı su için..

İzmir´e ?15 Temmuz Demokrasi Meydanı? geliyor

DİŞ ETİ SAĞLIĞINIZ VÜCUT SAĞLIĞINIZIN GÖSTERGESİDİR

FOÇA’DA KAZ DAĞLARI VE DOĞA KATLİAMLARINA PROTESTO

Menemen´in İlk Gazileri

Yılsonu Şenliği

Devlet Okulu Olarak Menemen´in Gururu Oldu

Yeniden Yapılandırma İmkanı

Saya Makinası İle Geçen Bir Ömür?

Halk Eğitim´de Öğretmenler Günü Yemeği

15 TEMMUZ ŞEHİTLERİ ANILDI

En Büyük Federasyonlardan biri OÇEM´DEN ÇIKTI

Öğrenirken Eğleniyorlar

Kız Çocuklarının Eğitimine Dikkat Çekildi

Antalya´dan Madalyayla Döndüler

Çıraklık Eğitim´de Yeni Eğitim Öğretim Yılı Başladı

İzmir Festivali´nden ?30. merhaba?

?Vergisi verilmemiş para ?kara´ paradır?

Başkan Şahin´den Gazi Evine Anlamlı Ziyaret

Menemen'in 17 mahallesine İZSU müjdesi

Başkanlık Makamında nikah

Kadir Gecesi'nde sıcak buluşma

ÜLKEMİZ ARICILIĞININ EMEKTAR YOLCUSU ?EFE ARISI?

Her yıl koloni indeksine göre en üstün performans gösterenleri seçilen Efe arısının hikayesi 2008 yılında başlanmış ve günümüze kadar Batı Ege Arısı ismiyle gelmiştir.

Her yıl koloni indeksine göre en üstün performans gösterenleri seçilen Efe arısının hikayesi 2008 yılında başlanmış ve günümüze kadar Batı Ege Arısı ismiyle gelmiştir.

Proje ülkemizde ilk defa kontrollü ana arı çiftleştirme (tecritli ada) koşullarında gerçekleştirilmiştir. Yani arıdan ari olan ada koşullarında üstün performans gösteren erkek arılar ve ana arılar çiftleştirilmiştir. Yürütülen çalışmalar sonucunda ıslah materyalinin tanımlanmasına yönelik moleküler ve morfolojik değerlendirmeler yapılmıştır.

Macaristanlı bilim adamı Friedrich Ruttner 1988 yılında Ege Bölgesinde yaptığı araştırmalarda ayrı bir ırk olarak tanımlanmamış olmasına rağmen özellikleri tamamen farklı bulunan Batı Anadolu Arısının varlığından söz etmiştir. Akademik ve Saha birikimiyle  farklılığın bilincinde olan Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Hayvancılık Bölüm Başkanı Üzeyir KARACA önderliğinde ekibi tarafından Bakanlığımızın Ülkesel Arıcılık Projesi kapsamında ?Batı Ege Bal Arılarının (Apis Mellifera L.)  Islahı ve Korunması? projesi ile bu coğrafyaya adapte olmuş kesinlikle göçer arıcılık yapılmamış (sabit), kitin tabakasına bakılarak belirlenen materyaller, İzmir ilinde 16 ilçedeki 30 farklı bölge ve arıcıdan toplanmışlardır.

Efe arısında klasik ve geometrik morfometri analizlerinin yanı sıra moleküler çalışmalar kapsamında DNA izolasyonu, mitokondri DNA´sı COI-COII gen bölgesinin çalışılması ve mikrosatelit çalışmaları tamamlanmıştır. Morfometrik analizler sonucunda diğer arı alttürlerinden klasik morfometride ölçülen 23 adet karakterin tamamında ayrışım fonksiyon analizinde gruplar arasında bir farklılık tespit edilmiş ve Batı Ege Arısı´nın diğer ırk ve ekotiplerden ayrı bir grup oluşturduğu görülmüştür. Bu farklılık, yürütülen ıslah çalışmasının başarısında ulaştığı hedef olarak görülmektedir.

Bu projenin amacı; İzmir yöresi bal arılarının bireysel üstünlüklerine dayanan kitlesel (mass) seleksiyon ile verimli bir hattın oluşturulması, bu hattan üretilecek damızlık koloni ve/veya ana arıların bölge arıcılarına ulaştırılarak üretici düzeyinde koloni başına birim üretkenliğin artırılması, bu çalışmadan sonra başlatılacak melezleme ve hibrit çalışmaları için gerekli materyalin oluşturulmasıdır.

Efe arıların her yıl Mart başında kış çıkışı arılı çerçeve sayıları ölçülerek koloni indeksi hesaplanır. Oluşturulan koloni indeksine göre ilk 50´ye giren kolonilerin ilk 20 sinden her birinden 10´ar adet olmak üzere 200 adet yeni ana arı üretmek için larva transferleri yapılır. Transfer işlemleri kolonilerin kışladığı Ege Tarımsal Araştırma Enstitü arılığında gerçekleştirilir. Transfer çerçevelerindeki ana arı yüksüklerinin bakımı için, 6 adet başlatıcı ve 25 adet güçlü bakıcı kovan hazırlanır. Yüksükler, çıkıştan iki gün önce çiftleştirme kutularına verilir. Ana arılar yüksükten çıktıktan sonra Nisan ayı ortalarında Karaburun ilçesinde bulunan Eşek adasına (Kara Ada) götürülür.  İlk 20 ile 50 arasındaki (30 adet damızlık erkek koloni) damızlık erkek koloniler baba hattı olarak ve yanında da 300den fazla çekirdek (Kutucuk) ruşet adaya götürülür. Adada nektar kaynağı az olduğu için, kolonilere haftada bir gün ve bir hafta süresince yetecek kekle (pudra şekeri-bal karışımı) besleme yapılır.  Adada bu dönemde bol miktarda pamucak bitkisi, ebegümeci, hardal ve bahar bitkileri olduğu için koloniler polen yönünden sıkıntı çekmezler. Ana arılar çiftleşip yumurtlamaya başladıktan ve kapalı yavruya geçtikten sonra partiler halinde satış kafesine alınarak Enstitüde iki çerçeve arılı, yavrulu ve ballı peteklerden oluşan kolonilere kabul ettirilir. Adada 30 güne kadar kalan kolonilerde çok sayıda ana arının çiftleştirilmesi sağlanır.  Koloniler takriben 1 ayın sonunda tamamen adadan kaldırılarak Enstitüye geri getirilir. Ana arıların kovanlara kabul ettirilmesinden sonra tüm koloniler arılı ve yavrulu petek takviyesi yapılarak çerçeve sayısı bakımından Haziran başlarında eşitlenir. Her Yıl flora takibi düzenli olarak yapılarak arıların nektar ve polenden maksimum seviyede yararlanacağı performansını sergileyebileceği bölgelere götürülür. İkinci bahar olarak Uşak, Afyon veya Kütahya´ya, daha sonraları Menemen pamuk alanlarına ve daha sonraları da çam balı için uygun olan kızılçam bölgelerine götürülür. Temmuz ayı sonlarında ölçümlerin ilkine başlanarak kolonilerin arılı ve yavrulu alan ölçümleri yapılır. Takriben 2 ay sonra Eylül ayı gibi kolonilerin ikinci Ekim ayında da üçüncü arılı çerçeve ve yavru alanları ölçülür. Yine l ayında başlanıp 1 er ay arayla kolonilerin hırçınlık eğilimlerinin belirlenmesi amacıyla, hırçınlık testleri yapılır. Bal hasatları genellikle iki kez çiçek balı ve 2 kez de çam balı yapılarak kolonilerin bal verimleri tartılarak belirlenir. Ve son olarak Kasım ayı başlarında kış girişi arılı çerçeve sayıları kayıt edilir.  Proje süresince 2013 yılında Enstitümüz HAYGEM tarafından damızlık ana arı üretim izni alarak ülkemizdeki ikinci damızlıkçı işletme olmuştur.16 Mayıs 2019 yılında da tüm şartları yerine getiren Enstitümüz, 2008 yılında başlayan ıslah çalışmaları sonucunda Türkiye´nin tescilli ikinci ekotipi «Efe Arısı» olarak tescil edilmiştir.

 Haber Merkezi