Bugün, 8 Temmuz 2020 Çarşamba


Mekanlar ve İnsanlar (S. Derya BOSUT & Melek BALSEVEN)

Yıllar sonra ustasıyla aynı mekanda beraber çalışmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Kuaför Hatike ile ustası Kuaför Nermin´den geçmişten bugüne mesleki yolculuklarını dinledik.

S.D.B:  Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Nermin Nurbay: 1952 yılında Menemen´de doğdum. 3 kız 2 erkek 5 kardeşiz, en büyükleri benim. Şehit Kemal İlkokulunu bitirdikten sonra okul hayatım sona erdi.

 

S.D.B: Kuaförlük nasıl başladı peki?

Nermin Nurbay: Dedemin bir arkadaşı vardı. Onun kızı Ümran, Menemen´de kuafördü. O dönem Menemen´de 4-5 kuaför vardı. Onlar beni çırak olarak dedemden istedi. Hiç istemedim ama meslek öğren diye verdi. Okumak istiyordum oysa.

 

S.D.B: Haziran ayında okul kapanır kapanmaz başladınız o zaman. Ama zaman için de sevdiniz mi?

Nermin Nurbay: Evet, hemen başladım. Yıl 1965´ti. Bir işi yaptığın sürece o senin bir parçan oluyor. O kadar çok şeyden etkileniyorsun ki sevmemen mümkün değil zaten. O şekilde devam ettik.

 

S.D.B: Çırak olarak girdiğiniz mekanda ne kadar çalıştınız?

Nermin Nurbay: Eski hastanenin karşısındaki dükkanda tam 3 yıl çalıştım ve 3 yıl sonunda oradan çıktım. 3 yılda zaten pek de bir şey öğretmemişti bana. Bir kaş almayı bile bilmiyordum.

 

S.D.B: Bir şey öğrenemedim diye siz mi çıktınız?

Nermin Nurbay: Evet, hiçbir şey öğrenemedim diye ben çıktım. Ondan sonra bir ahbabımızın tanıdığı bir kuaför vardı Karşıyaka´da. Onun yanına gittim. Ücret karşılığı kuaförlük öğretti bana. Ustam, iyi bir ustaydı, ekoldü. Bana çok şey kazandırdılar. İbrahim abi ve Bülent vardı. İkisi de müthiş insanlardı. Mesleği sevdiğimi orada anladım, kalfalık dönemimdeydim. 7 ay sürdü oradaki eğitimim.

 

M.B: Peki belgelerinizi nasıl aldınız?

Nermin Nurbay: O dönem Ticaret Lisesi´nin kuaför kursları vardı, oraya gidiyorduk. Oralarda da çok değerli hocalarımız vardı. Her bir şeyi tane tane öğrettiler. Belgelerimizi bu şekilde aldık. Aşağı yukarı 74 yılı gibiydi. Bunun yanı sıra bir de sanatkarlar odasının sınavları vardı. O sınavlar çok ağır sınavlardı. Oralardan da belge aldık. Bu süreç iki yıl kadar sürdü ve o zaman Menemen´de kendi mekanımı işletiyordum.

 

S.D.B: Sanırım hep aynı mekandaydınız?

Nermin Nurbay: Önce ilk dükkanım 68-70 arası Menemen´de yorgancıların oradaydı. 70´den sonra Gaybi Mahallesi Hacı Baki Sokağa taşındım ve 2017´ye kadar da oradaydım.

 

S.D.B: Uzun yıllar emek verdiğiniz bu meslekte kimleri yetiştirdiniz?

Nermin Nurbay: Hatike´ciğim en başta. Ondan sonra Necla, Nilüfer geldi. Hepsi aynı dönemde çalıştı. Sonra Demiray çalıştı. Şu anda burada olmayanlar da var. İstanbul´da olan ve çalışan bir kızım da var, Gülizar yıllarca durdu.  Hepsi sağ olsun. Bunun yanı sıra okula gitsin diye geri yolladığım da çok oldu. Önce aileye bakarım, getiren kişi çok önemli. O bir umut ışığı verir ama bazen de olmuyor. Çok nadirdir yetişecek cevheri bulmak. Aile tamamsa sonra çocuk ne yapabiliyor, yeteneği var mı ona bakıyorsunuz. O da varsa hayatı yırtmış demektir.

 

M.B: Şu an Menemen´de uzun yıllar bu mesleğe devam eden, en eski kuaför sizsiniz herhalde?

Nermin Nurbay: Evet, geçen yıl geçirdiğim rahatsızlık üzerine bırakmak zorunda kaldım, rahatsız olmasaydım devam edebilirdim. Mesleğimi seviyorum çünkü. İsteksiz başladım ama çok isteyerek çalıştım.

 

M.B: Çok uzun yıllardır bu mesleğin içinde olan ve yakın bir zaman önce bırakan biri olarak mesleğinizde en temel olarak neyin değiştiğini düşünüyorsunuz? Olumlu da olabilir bu, olumsuz da.

Nermin Nurbay: Teknoloji çok ilerledi en basitinden. Saçı sertleştirmek için bile bira kullanıyorduk düşünün artık gerisini. O günkü şartlarla bu günkü şartlara bakacak olursak bugünkü şartlar çok iyi. Zaten bizim işte öğrenmenin sonu yok. Sürekli yenilikleri takip etmelisiniz. Ancak herkes kendi işini yapmalı bence. Bu nedenle hiç başka dallara atlamadım.

Hatike Maramuroğlu: Teknolojinin getirdiği imkanlar yanında sanatsal yön biraz öldü, önüne gelen kuaför oldu. Eskiden gerçekten sanat vardı, kuaförler yapardı bu işi. Eline düzleştiriciyi alan, maşayı alan bugün kuaför oluyor. Eskiden öyle değildi. Bir de hanımlar daha sık kuaföre giderdi, güne giden hanımlar bile mizanpli yaptırırdı. Mesela ben Nermin ablanın yanında çalışırken günde 10 tane gelin başı taradığımızı hatırlıyorum. Nermin abla eskiden bu yana, hala da öyle Menemen´de bir markaydı.  Saça imzasını atardı. Bir de gerek Nermin abla yanında çalışırken, gerekse de yanından ayrıldıktan sonra kuaförler olarak 10-15 günde bir, bir dükkanda toplanırdık, artı geceleri de toplanırdık. Herkes bir birine karşı saygılı ve ölçülüydü. Çekememezlik hiç yoktu. Benim büyüklerim mesleği bıraktıktan sonra Menemen´de en eski ben kaldım. İnanın artık meslektaşlar birbirini tanımıyor. Kimsenin birbirine saygısı kalmadı. Ben buna çok üzülüyorum. Yeni jenerasyon artık herkes benim diyor. Oysa büyüklerimiz bizim için değerdi.

Nermin Nurbay: Bu konuda belediyeler, meslek odaları öncülük yapabilir. Kaynaştırma sağlanabilir meslektaşlar arasında. Herkese iş düşüyor bu anlamda.

 

M.B: Müşterilerinizle nasıl bir diyalog içindeydiniz?

Nermin Nurbay: Yakışanı yakışmayanı uygun bir üslupla söylemek çok önemli. Sürekli gelen müşteri inanarak gelirdi bize. O söylemeden biz istediğini yapardık. Yoksa zaten başarılı olamazsınız ki bu meslekte.

 

?Tekrar beraber çalışmak bana ayrı bir keyif ve mutluluk veriyor?

S.D.B: Size dönecek olursak kısaca kendinizi tanıtıp mesleğe nasıl başladığınızı anlatır mısınız? 

Hatike Maramuroğlu: 1964 Menemen doğumluyum. İlkokulu Menemen´de Tevfik Fikret Okulu´nda okudum. 76´da mezun oldum. Çok küçüksün dedi ailem, sen bir dönem Kuran öğren ondan sonra seni ortaokula göndeririz dediler. Ama maalesef göndermediler. Ama ben okumayı gerçekten çok istiyordum. Sonra Nermin ablanın orada çırak arandığını duymuştuk. Oraya gidince de hemen ilk etapta Nermin abla sağ olsun kabul etti. 76´da mesleğe başladım sene 2018 hala devam ediyorum ve işimi de gerçekten çok seviyorum. İyiki Nermin abla gibi duayen bir ustanın yanında yetiştim. 7 yıl boyunca orada çalıştık. Annemdi, ablamdı, ustamdı hala benim için öyle. Benim yanımda Nermin ablanın sonsuz bir değeri var. Onunla tekrar beraber çalışmak ayrı bir keyif veriyor bana. Çok mutluyum o yüzden. Ayrıca bu meslek sayesinde çevrem genişledi, birçok yeni insan tanıdım, okumadığıma üzülsem de bu işin içinde olmama ön ayak olan anneme başlarda kızsam da şimdi şükrediyorum. Bir de rahmetli babamın da katkıları bana çok oldu iş hayatıma yeni başladığımda. Tüm kuaför malzemelerimi en ince ayrıntısına kadar düşünür ve satın alırdı. Gelir ve gider cetveli yapmıştı ve her ay kontrol ederdi. 83 yılında bu mekanı açtım hala daha aynı mahalledeyim. Bu mahallenin en eski kiracısı benim.

 

S.D.B: Nermin Abla nasıl bir ustaydı?

Nermin Nurbay: Öncelikle bir şey sorulduğu zaman asla cevap verilmemesi gibi bir şey söz konusu değil benim için. Ne sorarsa sorsunlar mutlaka cevabını alırlar usta olarak benden. Aman o benim elemanım diye bir düşünceye hiç sahip olmadım.

Hatike Maramuroğlu: Nermin ablaya şimdi yardım ederken hala eski çıraklık dönemimdeki heyecanı duyuyorum gerçekten.

 

M.B: 60 yıla yakın bir mesleği marka olarak sürdüren biri olarak bu mesleğe yeni başlayanlara tavsiyeleriniz neler olabilir?

Nermin Nurbay: İyiye, güzele odaklanın. Etrafınıza fazla daldığınız zaman yolunuzdan şaşarsınız. Hayatınız iyi gitmez. Sadece hedefinizde ilerleyin. Mekanımda dedikodu yapılmasına asla izin vermedim. Bu konuda mümkün değildi taviz vermem. Enerjiyi bu gibi şeylere değil de işe vermeli. Bu konular gençlere doğrudan aktarılmalı.

Hatike Maramuroğlu: Nermin abla iş disiplini ve ciddiyeti konusunda çok prensipli bir insandı. İyi ki kuaför olmuşum ve onun yanında yetişmişim. Bizim zamanımızda belge almak için çok sıkı sınavlardan geçtik. 35 yıl oldu benim de meslekte geçmişim. Birçok kişi yetiştirdim. Kimi bıraktı, kimi devam ediyor. Özlem var şu an yanımda çok eski çıraklarımdan. 20 yıl öncesine dayanıyor tanışmamız.

 

BİZDE KALANLAR

Hatike Hanımın kuaför salonunda keyifli bir sohbetti bizimkisi, nasıl olmasın Nermin Hanım çocukluğumuzdan bu yana tanıdığımız saygı duyduğumuz bir ablamız, mesleğindeki ustalığı, kişiliğindeki naiflik ve hanımefendiliği ile bir çok insana doğru rol model olmuş özel kadınlarımızdan. Hatike Hanım pozitif enerjisi ve güzel ev sahipliği ile ustasının çırağı olduğunu göstermiş bir usta. Özlem Hanım üçüncü kuşak olarak onların izinde. Geçmiş, bugün ve gelecekten konuştuk bol bol. En önemlisi de gençlere ve meslek hayatının başında olanlara inanılmaz dersler çıkartacak konulara değindik. Nermin Hanım ve Hatike Hanıma sağlıkla güzellikler yaratmaya devam etmelerini diliyoruz.