Mekanlar ve İnsanlar
Mekanlar ve İnsanlar köşemizde bu hafta Şark Halı´yı ziyaret ettik. Babadan oğula halıcılık mesleğini sürdüren Mehmet-Arif Gezer´le sohbetimizde halıcılığın özellikle de el dokuma halıcılığının dünden bugüne geldiği yeri konuştuk.
Tarih: 11.1.2019 12:29:28/ 4143okunma / 0yorum

Mekanlar ve İnsanlar köşemizde bu hafta Şark Halı´yı ziyaret ettik.  Babadan oğula halıcılık mesleğini sürdüren Mehmet-Arif Gezer´le sohbetimizde halıcılığın özellikle de el dokuma halıcılığının dünden bugüne geldiği yeri konuştuk. 

S.D.B: Öncelikle kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Mehmet Gezer: Her şeyden önce Gezer soyadı ile ilgili yaşanmış bir hikayem var, ilk olarak onu söyleyeyim istersen. Bundan 50-55 sene önce Gaziantep´e gittim. Gaziantep´te adamın ufacık bir dükkanı var. Selamünaleyküm aleykümselam diyerek içerek girdim. Ben o zaman seyyar geziyorum. Antep´te alıyor Adana´da satıyorum. Kilim, halı malı yok o zaman. Dikkatimi çekti senin soyadın Gezer, benim de Gezer dedim. Mekanın adı Gezer terlik bu arada. Küçücük bir dükkan. Adam Antepli. Bir terlik alayım dedim kaç para diye sordum. Boş ver ya para istemez dedi. Ya bir sefte parası atayım desem de istemez dedi. 4-5 sene kaldım Adana´da ondan sonra İzmir´e geldik.  Yine seyyar çalışmaya devam, sonra Menemen´e geldik. Baktık ki o zaman zarfında Gezer Terlik fabrika açmış. Böyle bir hikayesi var yani hiç unutmam. Gelecek olursak sizin sorunuza, 1950 yılında Sivas´ın Divriği kazasına bağlı Yeşilyol köyünde doğdum. Esas doğum yılım 45 aslında, ama babam 1950 yazdırmış nüfusa. 8 kardeştik, biri rahmetlik oldu, şimdi 7 kardeşiz. Ben 2 numarayım. Babam çiftçiydi, annem babam fukara koyun-keçi bakardı. O zaman bizim köy 60-70 haneydi. Şimdi 3-5 hane var. Bizim zamanımızda köylerde okul yoktu. Askerlik için Menemen´e geldim, acemi birliğim bura yani, okumayı askerde öğrendim. Bölük komutanı gönderdi beni okula. O zaman okuma öğrendim.

 

S.D.B: Kilim işine nasıl girdiniz?

Mehmet Gezer: Bizim oralarda Sivas´ta 6 ay yaz, 6 ay kış. Kış çetin, 6 ay boşluk var, hiçbir şey yapamazsın Yazın toprak, buğday, hayvanla uğraşırsın. Ama kışın boşsun. O zamanki şartlara göre Antep´e gittik. Ben o zaman 14-15 yaşındaydım. Hep gurbette geçiyordu günüm. Seyyar kilim, halı satardık. Amcamın oğlu bana önderlik ederdi. O beni aldı götürdü. Oğlu Hasan da vardı. Bize Antep´ten kilim alırdı biz de satardık. Sırtımızda gezdirirdik. Önce Karadeniz´e gittik. Rize-Trabzon´a altıncı ayda çay zamanı gittik. O da şöyle oldu. Benim gelinin babası Mustafa abi Kore Gazisi o dedi ki Antep´ten ben kilim alırım, burada devlet demiryollarından göndeririz Erzincan´a, orada kamyon filan denk gelirse atarsınız, gidersiniz Rize´ye. İlk öyle başladık. O zaman 55-60 bin nüfus vardı Rize´de. 68-70´li yıllar gibi. Giresun, Artvin´den bile çay toplamaya gelirdi insanlar. O yıllarda o yörenin halkı çok para harcıyordu. Biz de rahat satış yapıyorduk. 72-73 gibi İzmir´e geldim. Kışın bu aylarda İzmir´e geliyorduk. O zaman İzmir´i ve çevresinde tütün ekilirdi. Basmane´de İstiklal Otelinde kalırdık. Perşembe günü Menemen´e gelir Mahkeme Camii´nin orada kilim sergisi açıyorduk. Makine Antep kilimi satardık. Sonra Uşak çıktı. Kısaca mahsulün hasat zamanına göre ülke genelinde dolaşır, kilim satardık. Köylü para kazanırdı o zaman. Anamur´da muz zamanı, Adana´da pamuk zamanı satış yapardık.  Menemen´de ilk dükkanımız Yaslan´ın bitişiğinde idi. Menemen´e geldiğimizde gittik battık dükkan satılık diye yazıyor. Helvacıköylü Naci Ertuğ´un dediler dükkan. 250 bin liraya satın aldık üç ortak. 75 veya 76 gibiydi. 5-6 sene çalıştırdık orayı.

 

M.B: Ülkenin her yerinde bu işi seyyar olarak yapmışsınız ama Menemen´de yerleşmeye karar vermişsiniz. Ne oldu da Menemen´de yerleşmeye karar verdiniz?

Mehmet Gezer: Keşke o zamanki Menemen olsa. Çok seviyorduk. Çok güzeldi. Benim geldiğim seneler Menemen´de bir evin bir evle kavga yaptığını, birbirinden şikayetçi olduğunu görmedim. Bir sürü yer gezdiğimiz halde Menemen´in sıcaklığını sevdik. Eski Menemen´i çok özlüyorum. O zamanki Menemen´le şimdiki Menemen çok farklı. 40-50 sene önce geldiğim Menemen´i hala özlüyorum, hala özlüyorum.

Oğlu Arif Gezer: O zamanki insanlık bambaşkaydı. Ben o zaman 6-7-8 yaşlarında çocuktum. Hamam Sokakta oturuyorduk. O güzelliği, o insanlığı anlatamam. Perşembe pazarı olurdu o bölgede. Bir ahenk, bir güzellik. Size anlatamam. Çok güzeldi o dönem Menemen. Şimdi insanlar arasında güven, sevgi kalmadı.

 

S.D.B: Memlekete gidiyor musunuz?

Mehmet Gezer: 40-45 senedir gitmedim. Akrabaların hepsi dışarda. Kimi Bursa´da, kimi İstanbul´da, kimi Aydın´da. Kardeşlerim Anadolu´nun çeşitli yerlerinde. Memlekette kimse yok ki.

 

M.B: Arif beye dönecek olursak siz bu işe neresinden dahil oldunuz?

Arif Gezer: 1973´te Sivas´ta doğmuşum, 2 aylık Bursa´ya geliyorum. Bursa´dan Menemen´e geldik. O zaman babam Hamam Sokağı´nda ev tutmuş. Tevfik Fikret´te 1. ve 2. sınıfı okudum. Sonra Atatürk Caddesine taşındık ve Şehit Kemal´de ilkokulu bitirdim. Ortaokulu Menemen Lisesi´nde okudum. Liseye devam etmedim. O zamanlar babamızın işi güzeldi. Seyyar geziyordu. Babam o dönem ortaklarından ayrılmış, yine seyyara gidiyordu. Değişik değişik köylere beraber gidiyoruz. O zaman köyler çok güzel, neşeli, canlı, cıvıl cıvıl. Üretim var, insanlık var. Köyden halı alıp getirip Menemen´de satıyorduk veya Bergama köylerinden alıp Bergama´da satıyorduk. Bizle aynı işi yapan esnaflardan müşterilerimiz vardı İzmir´de, Kemeraltı´nda.

 

S.D.B: Yerleşik düzene geçişiniz ne zaman oldu?

Arif Gezer: 1990 yılıydı. Atatürk Caddesi´nde bundan önce bulunduğumuz yerde dükkan açtık. El dokuma, makine halı karışık satmaya başladık. İlk başlarda bir ara depo gibi kullandık, yine seyyara çıktık. Gümüşsuyu makine halısı sattık. O dönem Koyunlu halıları da çok kaliteli idi. Onlar yünden yapılırdı. O zamanlar naylon karışık değildi. O markaların hiçbiri şimdi kalmadı, kapandı. Bir aralar el dokuma işleri de hızlandı. Köylerde kooperatifler kuruldu. İhracat açılmıştı o zaman. Biz de köylerde halı dokuttuk veya dokuyanlardan alıp satıyorduk. Yurt dışı satışına aracılık ettik birkaç kişiye. Çok zevkli, hareketli bir ticari hayat vardı. O yüzden de okula devam etmedim zaten. 90´lı yıllar hatta 2000´e kadar işler iyiydi. Ne zaman bu ithal mallar geldi Çin ve Hindistan´dan el dokuma halılar. O zaman işler her geçen sene yavaş yavaş azaldı. Dışardan ne zaman yabancı mallar geldi, bizim piyasanın tadı kaçtı. Kullan-ata döndü işler. Halbuki bu iş çok güzel bir iş, yırtılsa da, çürüse de ziyan olmuyor, tamiratı yapılıyor, kesilip heybe, torba, patchwork halı yapılıyor. Kullan-at ürünler bizim geleneksel sanatımızı öldürdü.

 

M.B: Dükkanınızda gördüğümüz el dokuması halı ve kilimlerin alıcısı kimler?

Arif Gezer: Bizim gibi esnaflar. İstanbul, Bodrum gibi yerlerden toptancı geliyor alıyor, gidiyor. Bir de köylerde ellerindeki el dokuma halı ve kilimleri alıp yerine makine halısı veriyoruz. Köylü vatandaş bakamayacak, güveye yedirecek diye satıyor bize. Perakende isteyen olursa satıyoruz. Satamazsak toptan fiyatına esnafa veriyoruz. İnsanlar evladına, hatta torununa kalsın istiyorsa el dokumasını tercih etmeli.

Mehmet Gezer: Bir de şöyle bir şey var ki, bu Ege Bölgesi´nde Milas´ın köylerinde Milas halısı dokuyan bulamazsın artık maalesef, kız Bergama bitti, Manisa-Yunt dağı bitti. Artık el üretimi sembolik sayıda 3-5 tane kaldı. Eskiden Bergama-Dikili tarafına gidiyor bir günde 40-50 tane köylerden alıyor Bergama´da satıp geliyordum. Bir yılda 2 bin metre Yunt Dağı imalatı halı sattığımı bilirim. Hangi birinden bahsedeyim. Bizim iş kolunda büyük tüccarların hepsi kapadı. Çin menşeili mallar ne zaman piyasaya girdi, bu iş bitti. Avrupa Birliğine (aslında Gümrük Birliği) girmeden önce yurtdışından bir çöp getiremezdin çok büyük cezası vardı.

Arif Gezer: Biz bugün burayı kendi imkanlarımızla, karşılıklı güvene dayanan ilişkilerle devam ettirdiğimiz müşterilerimizle ayakta tutmaya çalışıyoruz. Bazen bir haftada sefte etmediğimiz dönemler bile oluyor. Bu şartlarda büyük oğlum bu işe meraklı değil doğal olarak. Çünkü iş yok, talep yok. Ama biz bu işi çok sevdik ve her şeye rağmen devam ettirmeye gayret gösteriyoruz.

 

BİZDE KALANLAR

Kapının önündeki el dokuması kilimler daha mekana girmeden ilgimizi çekiverdi. Capcanlı renkleri, ahenk içindeki desenleri ile bir filmin fragmanı gibi içerde daha neler neler var der gibi duruyorlardı kapının önündeki sergide. İlk girişte sağ tarafta el halıları ağır renkleri ve kallavi duruşlarıyla karşı duvarda dizi dizi makine halılarına biz de varız derken yün kokuları ile ortamda ağırlıklarını hissettiriyorlardı. Halı kilim işini, babadan oğula gelen süreçte yaşanan kültürel ve ekonomik değişimlerin etkilerini konuştuk bu hafta. İthal ürünlerin, kullan at kültürünün değerli el sanatlarımızın kaybolmasına nasıl bir ortam hazırladığını da konuştuk. Birbirinden güzel, nesilden nesile yaşayabilecek kadar sağlam halılarımızın, kilimlerimizin artık yok denecek kadar az üretildiğini ve nasıl önemli bir kültürel değerimizi kaybettiğimizi de konuştuk. Bir yandan onlarca güzel kilimler ve halılar bizden bizim kültürümüzden köylerimizden, diğer yandan pastel renleri ile, güncel makine halıları onlar da zamanın ruhundan. Her zevke ve beklentiye cevap verecek farklı seçeneklerin olduğu bu mekandan ayrılırken gönlümüz hep bize ait olandan yanaydı. Arif Gezer beye ve babası Mehmet Gezer beye sağlıkla, bereketle hayırlı kazançlar dileyerek mekandan ayrılırken kültürümüzün önemli bir parçası olan halı kilim sanatımızın yeniden hak ettiği değeri bulmasını diliyoruz.

 

Eski Foto1: Mehmet Gezer 30-35 yaşlarında

 

Eski Foto2: 1996 yılına ait bir kare

 

Eski Foto3: 1997 yılına ait bir kare

 

 

 

 

 









Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Mekanlar İnsanlar
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
DİŞ HASTALIKLARI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ BOZABİLİR
DİŞ HASTALIKLARI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ BOZABİLİR
Diş enfeksiyonları bir geçiş yolu bulup vücudun farklı bölgelerinde zararlı bakterilerin yayılmasına sebep olabilir
Stockholm notları. Anlamı…
Stockholm notları. Anlamı…
Stockholm notları. Anlamı kütük şehri olan on beş adadan oluşmuş bir Avrupa kenti.
YENİ DOĞAN BEBEK ADET GÖRÜR MÜ?
YENİ DOĞAN BEBEK ADET GÖRÜR MÜ?
Doğumunu yaptırdığım kadınların hem kendileri hem de bebekleri hakkında uzun zaman danışmanlık yapmaya çalışıyorum.
ON SEKİZ MART
ON SEKİZ MART
Dalga Dalga Semanda Albayrak Tarihin Zafer Ünlü Ünlü Her Yaprak
Çanakkale Zaferi 104 Yaşında
Çanakkale Zaferi 104 Yaşında
18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Zaferi´nin 104´üncü yıldönümü etkinlikleri kapsamında ilçemizde ilk olarak Askeri Şehitlikte anma programı gerçekleştirildi
Tüm Şehitler İçin Lokma
Tüm Şehitler İçin Lokma
Menemen Esnaflar Odası tarafından oda önünde tüm şehitlerimiz için lokma hayrı gerçekleştirildi.
“KADIN YÜKSELSİN”
“KADIN YÜKSELSİN”
Havacılık–uzay alanında toplumsal cinsiyet dengesinin geliştirilmesi ile bu endüstrilerde kadın sayısı ve seviyesini arttırmak amacıyla dünya genelinde Dünya Havacı Kadınlar Enstitüsü (İWOAW) tarafından koordine edilen ‘Dünya Havacı Kadınlar Haftası´ bu yıl 4-10 Mart 2019 tarihleri arasında gerçekleştirildi.
Son Yolculuğuna Uğurlandı
Son Yolculuğuna Uğurlandı
Neşe Ege´nin eşi, Serkan Ege ile Burcu Şahin´in babaları, Naim, Rana, Irmak ve Ege´nin dedeleri Menemen´in taksici esnaflarından Seyrek doğumlu Naim Ege(68), geçirdiği rahatsızlık nedeniyle yaşamını yitirdi.
Kızılay´dan Şehitlere Lokma Hayrı
Kızılay´dan Şehitlere Lokma Hayrı
18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü´nde Türk Kızılayı Menemen Şubesi tarafından lokma hayrı gerçekleştirildi.
Lider KEyifli
Lider KEyifli
TFF 2. Lig Kırmızı Grup´ta Sivas Belediyespor ve Zonguldak Kömürspor galibiyetleriyle liderlik koltuğuna kurulan temsilcimiz Menemen spor, konuk ettiği Kırklarelispor´u da tek golle geçerek şampiyonluk yolunda önemli bir virajı döndü: 1-0.
Menemen´in Gururu Cevdet Kömürcüoğlu
Menemen´in Gururu Cevdet Kömürcüoğlu
Dün akşam saatlerinde Kosava´nın Priştine şehrindeki Fadil Vokrri Stadyumu´nda...
Milli Eğitim Camiasının Konukları Vardı
Milli Eğitim Camiasının Konukları Vardı
İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi ve Eski Milli Futbolcu, İzmir Milletvekili Alpay Özalan; Şehit Hakan Gülşen Anadolu İmam Hatip Lisesi konferans salonunda, kurum ve okul müdürleri ile bir araya gelerek görüş alışverişinde bulundu.
U14 sporcusuna gelen milli davet
U14 sporcusuna gelen milli davet
U14 Genç Milli Takımı´nın kadrosunda bulunan Menemenspor futbolcusu Koray Büberci, 21-27 Mart 2019 tarihleri arasında İstanbul´da yapılacak olan hazırlık kampına davet edildi.
U18 ERKEK TAKIMI 2.TUR 1.MAÇINI KAZANDI...
U18 ERKEK TAKIMI 2.TUR 1.MAÇINI KAZANDI...
Türkiye Basketbol Federasyonu, İzmir il temsilciliği tarafından düzenlenen U18 Erkekler Ligi toplam 4 grup 34 takımın katılımı ile gerçekleşiyor.
DİŞ SIKMA VE ÇENE EKLEMİ
DİŞ SIKMA VE ÇENE EKLEMİ
Stres ne yazık ki artık hayatın erteleyemediğimiz, öteleyemediğimiz parçası.
YAŞ ALMAK
YAŞ ALMAK
Yıllar geçtikçe yaş mı alıyoruz; yaşlanıyor muyuz? Sanırım bu hayata bakışla ilgili bir durum.
14 MART TIP BAYRAMI
14 MART TIP BAYRAMI
Tıp Bayramı dünyanın çeşitli ülkelerinde tıp çalışanlarının hizmet sorunlarının gündeme getirilmesi ve başarılı tıp insanlarının ödüllendirilmesi için kutlansa da dünya çapında kabul edilmiş tek bir günü ve tek bir kutlama biçimi oluşmamıştır.
SİGARA
SİGARA
Alkolle Akrabadır İkisi İkisinin de Beş Para Etmez Derisi
İstiklal Marşımız 98 Yaşında
İstiklal Marşımız 98 Yaşında
Atatürk Ortaokulu koordinatörlüğünde hazırlanan 12 Mart İstiklal Marşımızın Kabulü ve Milletin Sesi Mehmet Akif Ersoy´u anma programı Kubilay Kültür Merkezi´nde gerçekleştirildi.
Pamuk Sezonuna Hazırlık
Pamuk Sezonuna Hazırlık
Pamuk üreticileri, çırçır işletmecileri, Ziraat Odası yönetimi ile çalışanları, Ziraat Odası Başkanı ve Ticaret Odası Başkanı´nın katılımıyla Ticaret Odası Mustafa Kemal Atatürk Konferans Salonu´nda pamuk sezonu öncesinde bir toplantı gerçekleştirildi.
Kadın Dayanışması
Kadın Dayanışması
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü´nde Matador Ekmek Fırını işletmecisi Ayla Muratoğlu, kadın personelini evinde ağırladı.
25 Mart 2019 Pazartesi
Resmi İlanlar

/resimler/2015-3/30/1543534550291.jpg

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
E-Gazete
Fikir sahibi olmaya,mal sahibi olmaktan fazla ihtiyaç duyacağımız gün gerçek zenginliğin sırrını bulacağız.

PEYAMİ SAFA
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ