KAPIMIN KARŞISINA ÇÖPÜNÜ BIRAKMA

Bu başlıkla bir yazı yazmayı çok istedim.

Bu başlıkla bir yazı yazmayı çok istedim. Ancak bir tam sayfayı bu konu ile nasıl doldururum diye düşündüm hep vazgeçtim. Bu hafta yeniden istek duydum. Nasıl duymam? Bir güzel poşetliyorlar ev çöplerini, market torbalarına dolduruyorlar, bir güzel ağzını da bağlıyorlar. Ancak çöp toplama arabasına bırakmak yerine sokakta uygun gördükleri bir yere bırakıveriyorlar.

Bı-ra-kı-veriyor-lar?.

Bırakmayı sevdikleri yerler genellikler boş arsaların içleri, direk dipleri, başkalarının çöp bıraktıkları yerler.  Yani kendilerinde çöp toplanma alanı ilan ettikleri yerler buraları. Belediyenin ilan ettiği alan onları ilgilendirmiyor.

Bunlardan birisi de benim kapımın karşısında. Karşımda bir direk bir de elektrik dağıtım dolabı var. İşte hemen oracığa kapımın tam karşısına bırakıveriyorlar.

Kimi zaman düzgün toparlanmamış hazır yemek artıkları, ambalajları oluyordu, kimi zaman normal ev çöpü, kimi zaman da çocuk bezleri.  Kimi zaman ağzı düzgün bağlı oluyor, kimi zaman da saçarak bırakıyorlar.

Geçen kış komşularımdan sürekli bebek ağlama sesi gelmişti. ?Çöpümü niye sokağa bıraktınız? der gibi ağlıyordu oradan bebek.  Bu defaki ismi bir harf üç rakamdan oluşan bir market zincirinin torbasıydı. İçindekinin normal mutfak ev çöpü olduğu besbelli. Mutfaktaki çöp kovasına bu poşeti geçirmiş belli ki. Dolunca onu almış ağzını güzelce bağlamış. Evinden dışarı çıkarmış. Ne olduysa olmuş çöp arabasına kadar gitmek istememiş oraya direğin dibine bırakıvermiş. Onu gören başkaları da bırakmış.

Oysa bize İngilizceden uyarlanarak ?konteynır ? denilen çöp toplama arabası yirmi metre ileride. Hem de en az 2 tane. Oraya kadar gidip yine arabanın içine değil yanına bırakanlar da var.  Kısacası milletimiz çöpü çöp arabası dışında bir yerlere bırakıvermeyi çok seviyor. Birisi bir yere bırakınca başkaları da o yeri hemen benimseyip oraya bırakıveriyorlar. Oldu mu orada yeni bir çöp öbeği?

Koşun komşular buraya çöp bırakılıyooor. Kaçırma sen de bırak.

Bı-ra-kı-veriyor-lar?.

Sizlere geçmiş yazılarımdan birisinde Eskişehir´deki belediyecilikten söz etmiştim. Yapılanların korunduğunu kullanıldığını, bakımının yapıldığını söylemiştim. Meğerse Eskişehir Belediyesi´nin de benzer bir sorunu varmış.

Temizlenip içine gondollar, yanına oturma yerleri, gezi yolları yapılan Porsuk çayının yanına yeni bir heykel koymuş Eskişehir Belediyesi. Çekirdek çitleyen eşek heykeli. Eşek bu eşeklikten vazgeçer mi? Oturmuş banka bacak bacak üstüne atmış yüzünde geniş bir sırıtma çekirdeğini çitliyor?.. Veeee? doğal içgüdü olarak kabuğunu yere atıyor. Yerler de çiğdem kabuğu sergisi oluveriyor.

Demek ki Eskişehir Belediyesi çekirdek kabuklarını yere atanlardan çok sıkılmış ki bu heykeli koymuş. Hani ?buraya çekirdek atan eşektir? gibi bir heykel bu.

Menemen Belediyesi´nden de bir ricam var. Muayenehanemin karşısına çöp poşetini oraya buraya bırakıveren bir eşek heykeli de benim karşıma dikmeleri mümkün mü acaba?