SAKİN MECLİS

Meclis´te Samimiyet Tartışması

?Siz Varsanız Cumhuriyet Var?

2017 Bütçesi Tahmini 115 milyon TL

Hizmet Almak İçin Koşturuyor

Daha sağlıklı su için..

İzmir´e ?15 Temmuz Demokrasi Meydanı? geliyor

DİŞ ETİ SAĞLIĞINIZ VÜCUT SAĞLIĞINIZIN GÖSTERGESİDİR

FOÇA’DA KAZ DAĞLARI VE DOĞA KATLİAMLARINA PROTESTO

Menemen´in İlk Gazileri

Yılsonu Şenliği

Devlet Okulu Olarak Menemen´in Gururu Oldu

Yeniden Yapılandırma İmkanı

Saya Makinası İle Geçen Bir Ömür?

Halk Eğitim´de Öğretmenler Günü Yemeği

15 TEMMUZ ŞEHİTLERİ ANILDI

En Büyük Federasyonlardan biri OÇEM´DEN ÇIKTI

Öğrenirken Eğleniyorlar

Kız Çocuklarının Eğitimine Dikkat Çekildi

Antalya´dan Madalyayla Döndüler

Çıraklık Eğitim´de Yeni Eğitim Öğretim Yılı Başladı

İzmir Festivali´nden ?30. merhaba?

?Vergisi verilmemiş para ?kara´ paradır?

Başkan Şahin´den Gazi Evine Anlamlı Ziyaret

Menemen'in 17 mahallesine İZSU müjdesi

Başkanlık Makamında nikah

Kadir Gecesi'nde sıcak buluşma

“ALIŞMAYACAĞIZ, SUSMAYACAĞIZ!”  

Türk Kadınlar Birliği Derneği Menemen Şubesi tarafından Emine Bulut cinayeti nedeniyle yapılan basın açıklamasında, “Emine’nin son sözünü bir kez daha haykırmak için burada toplanıyoruz.

                          

Türk Kadınlar Birliği Derneği Menemen Şubesi tarafından Emine Bulut cinayeti nedeniyle yapılan basın açıklamasında, “Emine’nin son sözünü bir kez daha haykırmak için burada toplanıyoruz. 38 yaşındaki Emine Bulut’un eski eşi Fedai Baran tarafından öldürülen Emine Bulut’un görüntüleri, ölmek istemiyorum çığlıkları dolaşıyor her yerde.

Artık sadece ölüm haberine değil, nasıl öldüğüne de tanıklık etmek durumunda kaldığımız günler yaşıyoruz.

Kadın cinayetlerinin önüne geçilmesi için somut adımlar atılması gerekir. Emine Bulut'un ölümü, ülkemizdeki kadın cinayetleri gerçeğini tüm açıklığıyla gözler önüne serdi.

Kadınlara reva görülen şiddet en ağır biçimiyle bir kez daha karşımıza çıktı. Bu ülkede kadınlar en temel hakkı olan yaşama hakkını istiyor. Kadın cinayetleri, kadınların her gün yaşadığı şiddet,  İstanbul Sözleşmesi'ne, 6284 Sayılı Koruma Kanununa saldırılıyor.

O yasalar, kadınlar yaşasın, şiddet görmesin diye çıkan yasalardır. Ne ironi ki o yasanın adı İstanbul Sözleşmesi ve ilk imzayı atanda Türkiye Cumhuriyeti'dir.

Kadınların hayatta kalması için artık herkes kararını verecek. Kadın cinayetleri afet değildir.

 Cinayetleri durdurmak mümkündür. Kadın cinayetlerini durdurmak için somut adım atılmadan geçen bir gün bile fazladır.

Yapılması gereken 6284 sayılı koruma kanununun uygulanması, İstanbul Sözleşmesinin uygulanmasıdır.

Devlet önleme, koruma, soruşturma, politikalar geliştirme görevlerini bütünlüklü olarak yerine getirmek zorunda. Ancak o zaman bu ülkede kadınlar bir nefes alabilir.

ÖLMEK İSTEMİYORUZ. Bu vahşete karşı sessiz kalmıyoruz! Kalmayacağız!

Alışmayacağız, susmayacağız!

Bizler kadınlar ölmesin diye mücadele etmeye devam edeceğiz!

Bu ülkede Anneler ölmeyecek!

Çocuklar ağlamayacak kadın cinayetlerinin son bulmasını ve bu tür cinayetleri işleyenlerin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz” diye ifade edildi.