TARIM TOPRAĞINI KORUMALIYIZ!

Menemen´in Sesi Gazetesi olarak oda ve birlik başkanlarımızla başladığımız ?Odanızın ve Birliğinizin Sesi? söyleşilerimizin dokuzuncusu Menemen Ziraat Odası Başkanı A. Metin Karagöl´le Menemen Medya Merkezi´nde gerçekleştirdik.

TARIM TOPRAĞINI

KORUMALIYIZ!

 

Menemen´in Sesi Gazetesi olarak oda ve birlik başkanlarımızla başladığımız ?Odanızın ve Birliğinizin Sesi? söyleşilerimizin dokuzuncusu Menemen Ziraat Odası Başkanı A. Metin Karagöl´le Menemen Medya Merkezi´nde gerçekleştirdik.

 

S.D.B: Öncelikle kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

M.K: 1958 doğumlu. Menemen´i çok seven ama dışarda okuyan hep sonra dönüp dolaşıp Menemen´de çiftçilik yapan Menemen sevdalısı biriyim.

 

S.D.B: Menemen Ziraat Odası yönetimine ne zaman girdiniz ve ne vesile oldu?  Kaç dönemdir başkanlık görevini yürütüyorsunuz?

M.K: Odayla tanışmamız 2002 yılında. Gençler olarak oda yönetimiyle ilgilenme düşüncesiyle Menemen Ziraat Odası yönetimine talip olalım dedik. O arkadaşlarım gerçekten idealist, güzel arkadaşlardı. Yanlış anlaşılmasın o anki yönetimde, 30 sene odayı yöneten Bahaettin abimiz de iyi ve güzel insandı. Haliyle teknoloji, dünyanın bakış açıları birçok şey değişip, gelişiyor. Onların biraz geride kaldığını fark etmiştik. O yüzden bu işe arkadaşlarla talip olduk ve seçimi kazandık. Oda binası 4-5 odalı,  ahşap, konak tipi eski bir binaydı. Odanın kendi mülkü olarak tabiiki o şartlara göre onlar da güzel bir şey yapmış. Binanın eski sahibi olarak o dönemde bu binanın edinilmesinde kolaylık sağlayan Cumhur Kayacan abimize teşekkür ederiz. Arkadaşlarla hemen seçilir seçilmez güçlü odalardan Bergama ve Salihli Odasını ziyaret ettik. Odaya sadece üyeydik ve yönetim anlamında hiçbir bilgimiz yoktu. Öyle güzel bir şey ki seçilenlerin hepsi ilk defa geliyor. Şeref arkadaşımızla birlikte ben o dönem meclis başkanlığı yaptım. İkinci dönem başkan yardımcılığı yaptım. İki dönem Şeref başkanla birlikte görev yaptık. Ondan sonraki dönemde ben aday oldum ve kazandım. 2011´deki seçimde yönetim kurulu başkanı seçildim. Yönetim kurulu başkanlığında ikinci dönemim. Tecrübeliyiz, bakış açımız, insanlarla ilişkilerimiz, köylüleri tanımamız had safhada. Üstelikte her dönem gençleri getirmeyi başardık. Ahenkli bir yönetimimiz var.

 

S.D.B: Biraz da odanızın geçmişinden bahsedin desek, Menemen Ziraat Odası ne zaman ve kimlerin girişimiyle kuruldu? 

M.K: Menemen Ziraat Odası Başkanlığı 1963-64 yıllarında kurulmuştur. Vergi dairesi kayıtlarında 1.1.1965 tarihinden beri yer almaktadır. Kaymakamlık oluruyla atanan yönetim kurulu şu isimlerden oluşmuştu: Başkan Orhan Teoman, Mehmet Özmen, Hasan Koç, Halil Eryılmaz, Ali Yılmaz, Recep Cengiz, Hüseyin Mert. Geçmişten bugüne odamızda başkanlık yapanları sıralayacak olursak: Orhan Teoman, Mehmet Özmen, Necmi Pehlivan, Hayri Şenol, Ali Karagöl, Ali Yılmaz, Bahaettin Çankaya, Şeref Sofuoğlu.

 

S.D.B: Menemen Ovasının özellikleri ve neler yetiştiği konusuna değinecek olursak?

M.K: Menemen Gediz Ovası bir alüvyon ovası ve delta. Bu anlamda kıymetli ovalardan bir tanesi. Böyle bir ovada yaşıyoruz. Her ne kadar kirliliği olsa da Gediz Nehri besliyor. 80´li yıllardan bu tarafa Gediz kirliliği için mücadele veriyoruz. Tek çare sanırım kapalı sisteme geçmek. Yöremizde mart ayında başlayan bahar havasıyla 11. aya kadar ılıman bir iklim yaşanabiliyor. Bu arada ürünleri düzenli sıralayabilirsek iki veya üç mahsul alma ihtimali olabiliyor. Ürün dağılımı da çok güzel. Manisa boğazından giriyorsunuz Gediz´in sağ ve sol kıyısında kumsal alanlarda bağlar yer alıyor ve tabii ki çilek, meyveler ve sebzeler derken Menemen merkezden hemen biraz ileri gittiğiniz zaman Seyrek, Tuzçullu, Günerli, Kesik, Musabey ve Maltepe´de pamuk ürünü ile karşılaşıyorsunuz ve deniz. İnsanlarımız sıkıntı çekse de çok dikkat ettim, çiftçi kanaatkar yıllarca o ürünü yetiştireceğim diye uğraşıyor, borçlanıyor, yeri geliyor traktörünü satıyor ama hep üretiyor. Menemen Ovasında boş kalmış arazi pek göremezsiniz. Menemen Ovamız toplulaştırması yapılan nadir ovalardandır. Yer altı drenajları, yolları ve sulama tesisleri her şeyi yapılmıştır. Bu anlamda da korunması gereken ovalardandır. Devletin ne yapıp edip bu ovaya yapılaşma izni vermemesi lazımdır.

 

S.D.B: Biraz da Menemen´deki tarımdan bahsedin dersek?

M.K: Menemen´in tarım yapısı çok güçlü. Gerçekten denize yakın, her türlü ürün yetiştirilen bir yer. Ve bu ürünleri yetiştiren insanlar hep yenilikleri yakalamışlar. Ziraat Odamızı da bu insanlar kurmuş ve yönetmiş. Hepsi birbirinden değerli insanlar. Menemen´de tarıma hizmet eden güzel insanlar gelmiş geçmiş. Menemen´e çilek, mandalin sonradan gelmiş. Pamuk ve üzüm var. Şeftaliyi Hakkı Gelen ve sanıyorum babamın da katkısı olmuş onlar getirmişler. Gerçekten o gün de bugünkü ıspanak gibi şeftalimiz de İstanbul´a giderdi. Tarımın gelişmesine ve odanın kurulmasına katkıda bulunmuş insanlar unutulamaz. Bahaettin abimiz, Tariş üzüm birliği başkanlığı yapmış Hasan Ayan unutulamaz. Öyle bir şey ki muhtarlar, kooperatif yöneticileri, sulama birliğindeki yöneticiler dönüp dolaşıp hepsi Ziraat Odası´nda birleşiyorlar.

 

S.D.B: Başkanlığa başlarken ki hedefleriniz neydi? Dönüp baktığınızda bu hedeflerinizin neresindesiniz?

M.K: Hedeflerimiz tabiiki vardı da bu işler ülkenin gelişimi ile doğru orantılı gidiyor. Üretim olarak hedeflerimize ulaştık. Çiftçiler olarak gerçekten ülkede de aynı şekilde doğru orantılı en iyi üretim tekniklerini bulmaya çalışıyoruz ve bulmaktayız Menemen´de. Avrupa Birliğinin üretim ortalamalarını yakaladık pamukta, mısırda.

 

S.D:B: Şu an hali hazırda devam eden çalışmalarınız nelerdir?

M.K: Odamızda rutin olarak tarım bakanlığı ile yazışmalar, ÇKS sistemi dışında çiftçimizin gelişimi için dönem dönem ihtisas kursları açıyoruz. Bu yıl yine pamuk toplama makinesi kursu açacağız. Yoğun talep gördüğü için her yıl açıyoruz. Böylece çiftçimizi Söke´ye gitmekten kurtarıyoruz. Bunun yanında iktisadi işletmemizi limited şirkete dönüştürdük. Daha profesyonel çalışmasını sağlamaya yöneldik. Bu da maddi manevi sıkıntılara yol açtı. Arkadaşlarımın desteği ile bunu başardık. Diğer odalar nasıl karar aldınız ve uygulama yaptınız diyerek bizi arıyor. Araçlarımızla arazilere çıkıyoruz. Çiftçilerimiz aslında talep etse, çağırsa her zaman arkadaşlarım gidebilir. Arazide uygunsuz bir yaprak gelişimi, bitkide bir farklılık yakaladıklarında odamızı da getirebilirler. Çiftçimize bu konularda yardımcı olmaya çalışıyoruz. Aslında odayı ticari yapıdan kurtarmayı düşünüyorum. Bu bazı söylentilere sebep oluyor. Bu da can sıkıyor. Oysa odanın altındaki ilaç bayiliği çiftçilerin aralarında kuracağı kooperatifle işletilse çiftçiye daha uygun gübre ve ilaç imkanı sağlar. Bu konuda iş üreticiye düşüyor. Ziraat Odası´nın ticari faaliyet yapmaması lazım aslında. İki üç üretici bir araya gelip ürünü pazarlama ve işlemenin yollarını bulması lazım. Bir elin nesi var iki elin sesi var hesabı. Menemen´in bu konuda eksiği var. Sütü bu şekilde toparlayıp pazarlayabilse daha kuvvetli olur. Ziraat Odalarının bana göre asıl işi tarım politikası üretmek, çiftçi ile bakanlık ve çeşitli kuruluşlar arasında köprü olmak.

 

S.D:B: Üyelerinizin temel sorunları neler ve sizlere daha çok hangi konular için geliyorlar?

M.K: Üreticilerimiz en temel sorunu satışta yaşıyor. Mesela halimizin geliştirilmesi lazım. Üretimde problem yok oradakiler zaten hem üretici hem halci. Tanıtım kısmı zayıf. Tanıtımı sağlanırsa insanlar alışverişe gelirse daha güzel olur. Bunun dışında Menemen´de 3-5 kişi bir araya gelip bir şey kurmaya çalışmıyor. Ürettiğimiz ürünleri biraz işleyebilsek. Bir Tariş´imiz vardı ve gerçekten güçlüydü. Tariş gittikten sonra yerine bir şey olamadı. Kooperatif tarzı çalışmalarımız yok. Belki buna İzmir´e yakınlık neden oluyor. İlerde bu konularda da çalışmalar yapacağız.

 

S.D.B: Odanızın düzenli yürüttüğü ya da katkıda bulunduğu sosyal faaliyetler ve çalışmalar var mı?

M.K: Odamız pamuk konseyi ve bağcılık danışma kurulunda yer alarak tanıtımımızı yapıyor. İzmir Valiliğine bağlı Mera Komisyonu, İzmir Tarım Grubu, Destekleme Komisyonunda odamız aktif görev almakta. Her geçen gün bir komisyona daha çağrılmaktayız. En son Hazine Arazilerinin Değer Tespit Komisyonuna çağrıldık.  Onun dışında çiftçilerimizi tarım fuarlarına taşıyoruz. Yeni fuar alanında yakın bir zaman önce gerçekleşen İzmir Tarım Fuarına da Menemen´den iyi bir katılım oldu. Oda olarak İzmir standı içinde yer aldık. Gelecek yıllarda bunu daha da geliştirmeyi düşünüyoruz.

 

S.D.B: Geçmiş yıllarla kıyaslarsak bugünkü oda çalışma koşullarını nasıl buluyorsunuz?

M.K: Odamızda çalışan arkadaşlar günün şartlarına göre maaş alıyor. Günü gününe sigortaları yatıyor. Oda fiziki anlamda çok rahat. Elimizden geldiğince odanın imkanlarından toplantı salonu anlamında faydalandırıyoruz. Ege´de iyi bir odayız diyebiliriz.

S.D.B: Menemen Belediyesi ve Menemen Belediye Başkanı Sayın Tahir Şahin ile ilişkileriniz nasıl? Gerektiği kadar işbirliği üretebiliyor musunuz?

M.K: İletişimimiz gayet iyi. Mesela tarım fuarına Menemen merkezden her gün bir otobüs imkanı sağladı bize. Köylerden biz tedarik ettik. Tahir Başkanım odamıza destek veriyor. Her zaman her konuda kendisine ulaşıyoruz.

 

S.D.B: Bizim kurumumuzdan (Menemen´in Sesi Gazetesi) beklentileriniz nelerdir?

M.K: Menemen´in Sesi Gazetesi ile iyi çalışıyoruz. Aşırı yağış sonucu yaşanan doğa afetinde ilk siz koştunuz beraber tespit ettik, sizler aracılığıyla yetkililere ve kamuoyuna duyurduk sesimizi. Bunları sürekli beraber yaptık. Bozalan incirimizi yine sizlerin haberiyle tanıtmaya çalıştık. Üzüm hasadında üreticiyi beraber dolaştık. İşbirliği halinde çalışıyoruz. İlerde bir tarım dergisi bile çıkarabiliriz.

 

S.D.B: Bu günler için çiftçilere duyurmak isteğiniz bir şey var mı?

M.K: Şu an erken baharı yaşıyoruz. Don olayına karşı çiftçilerimizi sizin aracılığınızla uyarıyorum. Özellikle erik, meyve ve bağcılarımız TARSİM´e sigortalarını yaptırsınlar. 

 

S.D.B: Son olarak bizim unuttuğumuz, sizin eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

M.K: Bu konuştuğumuz konularda yerelde takılıp kalmamak lazım, olay geneldir hatta evrenseldir. Dünyada insan beslenmek zorundadır. Her şeyden vazgeçebilir ama beslenmekten vazgeçemez. Sıfırları yan yana yazın, isterseniz binlerce sıfır yazın ama onun önüne bir rakam gelmedikten sonra o sıfırlar hiçbir anlam ifade etmez. İşte o başa yazılacak rakam üretici, çiftçidir. Çiftçi üretirse insanlar doyar ve geçinir. Çiftçinin üretebilmesi için olmazsa olmaz topraktır. Bu nedenle toprağımızı kaybetmezsek çiftçi üretmeye devam eder. Toprak çok önemli. Türkiye´de tarım alanlarının mutlak tarım arazisi olarak kabul edilmesi ve koruma altına alınması çok önemli bir konu. Tarihi sit var ama tarımsal sit uygulanması da yapılmalı. Mesela Menemen Ovasının tam ortasına tıbbi atık tesisi yapılmak isteniyor, çok yanlış.

 

 

 

Menemen

Bölge Ziraatçısı

olarak eksiğimiz,

üreticinin bir araya gelip

kooperatifleşmeyi

sağlayamamış olmasıdır.

 

S. Derya BOSUT