Bugün, 3 Temmuz 2020 Cuma


1936 YILINDA MENEMEN (TEMMUZ - EKİM)

ÖZETLE : 1936 yılının ikinci yarısı Menemen için oldukça hareketli geçer. Karagöl´den su getirme çalışmaları, her yıl olduğu gibi il bazında ilk kuru üzümü çıkarma başarısı, Menemen´e su barajı yapılma kararı, belediye başkanlığı seçimleri bu faaliyetlerd

ÖZETLE : 1936 yılının ikinci yarısı Menemen için oldukça hareketli geçer. Karagöl´den su getirme çalışmaları, her yıl olduğu gibi il bazında ilk kuru üzümü çıkarma başarısı, Menemen´e su barajı yapılma kararı, belediye başkanlığı seçimleri bu faaliyetlerden bazılarıdır. Başvekil (Başbakan) İsmet İnönü´nün Menemenli müstahsillerle toplantı yapması 1936 yılına damga vuran bir en önemli olaydır.

 Bu haftaki yazımda konu başlıklarımız ve 1936 yılının birinci döneminde Menemen´de yaşananlar:

YAZ AYINDA MENEMEN´E YILDIRIM DÜŞTÜ  (9 Temmuz 1936) : Temmuz ayında üzüm hasadı için gerekli hazırlıklar yapılırken, hava aniden değişir.  Gökyüzünü kaplayan kara bulutlar gök gürültüleri eşliğinde sağanak yağmurun yağmasına neden olur. Bu esnada düşen yıldırım ise ovada çalışan üç kişiyi feci şekilde çarpar. Bu çarpma esnasında bir kişi ölür, üç kişi de yaralanır. Çevreden gelenlerin yardımıyla hastaneye kaldırılan yaralılar tedavi altına alınırlar.

MENEMEN´E ŞARBON AŞISI GÖNDERİLEMİYOR (16 Temmuz 1936) : Menemen´de mevcut 70 bine yakın küçük ve büyükbaş hayvanın şarbon hastalığına karşı koruyucu olarak aşılarının yapılması hayvan sahiplerinin isteği olarak baytar müdürlüğüne bildirilmiştir. Ancak Ziraat Vekaletinden kafi miktarda aşı gelmediği için bütün hayvanların aşılarının yapılmasına imkan bulunmamaktadır. Bu durum hayvan sahipleri arasında huzursuzluğa yol açar ve sorunun bir an önce çözümlenmesi gerektiği baytar müdürlüğüne bildirilir.

MENEMEN URBAYLIĞINDAN (BELEDİYE) İLAN (18 Temmuz 1936) : Bu tarihte Menemen Belediyesi kasabaya 20 kilometre ötedeki Karagöl´deki membalardan su getirmek için ihale düzenler. Şartnamede muhammen bedel 2000 liradır ve ihale açık eksiltme usulü ile yapılacaktır. İlgilenenlerin 29 Temmuz 1936 tarihine kadar Belediyeye müracaat etmelerinin gerektiği bildirilmektedir.

MENEMEN´DEN İLK KURU ÜZÜM MAHSULÜNE TÖREN (26 Temmuz 1936) : 1936 yılının ilk kuru üzümü İzmir Borsasına Menemenli müstahsil Deşteban Ali oğlu Süleyman tarafından getirilir. Gelen mahsul 1 çuvaldır ve üzüm komisyoncusu yine Menemenli Hıfzı´ya gönderilir. Borsa idaresi de toplanarak Menemen´den gelen bu ilk kuru üzümü muayene ederek mükemmel derecede kaliteli olduğunu tespit eder. Bu çalışkan müstahsilin Borsa Heyetince ödüllendirileceği de karar altına alınır. Yapılan ayrı bir açıklamada da, her yıl bölgenin ilk kuru üzümünü Borsaya gönderen Menemen kazasının bu yıl da şampiyonluğu elinden kaçırmadığına dikkat çekilir.

OTLARDAN ZEHİRLENME VAKASI  (1 Ağustos 1936) : Menemen´de akşam aniden rahatsızlanan Mehmet adında bir vatandaş komşuları tarafından otomobille İzmir Memleket Hastahanesi´ne getirilir ve kısa süre sonra da ölür. Ancak ölmeden önce hastabakıcıya kabızlıktan şikayetçi olduğunu, müshil yerine içmek üzere bazı otları kaynatıp suyunu içtiğini, ondan sonra da sancılandığını söyler. Yapılan tetkikte otların zehirli olduğu ve Mehmet´in bu yüzden öldüğü sonucu ortaya çıkar.

MENEMEN BELEDİYE BAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ (6 Ekim 1936) : Menemen´de yapılan yerel seçimlerde Belediye Başkanlığı´nı halen bu görevi yürütmekte olan Cumhuriyet Halk Fırkası (Partisi) adayı İdris TINAZ kazandı.

MENEMEN´E BARAJ YAPILACAK (10 Ekim 1936) : Ekim ayı başında Menemen´e gelen Nafıa (Bayındırlık) vekili Ali Çetinkaya Belediye´de yetkililerle görüşerek Menemen ovasının Gediz nehrinden açılacak cetvellerle muntazam bir tarzda sulanması hakkında tetkikler yapmıştı. Nafıa vekilinin bu meseleye büyük önem verdiği bilinmektedir. Esaslı tetkikler yaptırmak üzere mütehassısları Gediz nehri mecrasına göndermiştir. Menemen ovasının Gediz nehrinden sulanmasını temin için Emiralem nahiyesi civarında Gediz sularının aktığı iki dağ arasındaki oldukça dar bir geçitte yüksek bir baraj yaptırılması düşünülmektedir. Burada birleşecek olan nehir suları muntazam cetvellerle (kanal) ovaya akıtılacak ve her mevsimde tarlaları sulamak, bol mahsul almak mümkün olacaktır. (Gediz Köprüsü)

ALMAN MİSAFİRLER MENEMEN´DE (14 Ekim 1936) : Alman Pamuk İdhatı kontrol reisi Her Paps refakatinde Bremen fahri konsolosu Her Ohlendorf, Habib EdipTürehan ve Hamdi Akyürek´den oluşan heyet  Menemen´e geldi. Belediye fidanlığında yetiştirilen tecrübe pamuklarını tetkik eden heyet burada Kaymakam ve Ziraat memurunun verdiği izahatı ilgi ile dinleyerek pamukları kontrol etmişler, Nazilli Pamuk İstasyonunun verdiği tohumlardan elde edilen neticeleri çok yüksek bulmuşlardır. Menemen´in istikbalde değerli bir pamuk mıntıkası olmağa namzed bulunduğu memnuniyetle müşahede edilmiştir. 

KUYU KAZASI (15 Ekim 1936) : Menemen´in Helvacı köyündeki çiftçi Hüseyin´in yedi yaşındaki oğlu Mehmet, kuyubaşında oynarken dengesini kaybederek kuyuya düştü ve boğularak hayatını kaybetti. 

BAŞVEKİL (BAŞBAKAN) İSMET İNÖNÜ MENEMENLİ MÜSTAHSİLLERLE TOPLANTI YAPTI (20 Ekim 1936) : Ege Bölgesinde çeşitli ziyaretler yapmak için İzmir´e gelen Başvekil (Başbakan) İsmet İnönü vilayette Menemen -?Dikili  ve Bergamalı Müstahsillerle bir araya geldi. Yapılan toplantıda Bakırçay´ın temizlenmesi ve Gediz Ovası´nın sulanması halinde pamuk üretiminin birkaç misli artacağı, bu maksatla yapılacak masrafa tüm müstahsillerin katkı yapmaya hazır olduğu başvekil´e bildirildi. Başvekil İnönü de her müstahsilin en az 40-50 dönüm toprağa sahip olmasını arzu ettiğini belirterek, Gediz´den yararlanılması için her şeyin yapılacağını ifade etti ve müstahsillerin yaşadığı tüm sıkıntıları, ihtiyaçları, dertleri not alarak çözüm üretileceğini söyledi.

Toplantıda bir Menemenli:

-??Biz tohum isteriz. Pamuk ekiyoruz. Aldığımız mahsul bizi tatmin etmiyor. İyi olan pamuk tohumuna ihtiyacımız vardır. İkinci şikayetimiz kooperatiflerdendir. Kooperatiflerin şekli değiştiğinden beri kredi alamıyoruz. Yeni usuller çıktı. Kredi ihtiyacımız tatmin edilirse canlanırız.? dedi.

Bir başka üretici de kredi kooperatiflerinin memlekete yaptığı hizmetlerin büyük olduğunu, ancak kefaletle para verilmesi usulünün borçluyu değil kefili tedirgin ettiğini, borçlunun rahat uyumasına karşın kefilin rahat uyuyamadığını söyler.

Menemen´in Çavuş köyünden bir müstahsil de şunları anlatır :        

?Menemen´in Çavuş köyündenim. 200 dönüm arazim var. Arpa, bostan, buğday ve pamuk işliyorum. Arazinin bir kısmında ortakçı ile iş görüyorum. Nöbetle burçak, susam alıyorum. Arabam, sapanım, iki demir pulluğum ve orak makinam vardır. Traktör çalıştıramıyorum. Petrol çok pahalıdır.?

Başbakan İnönü sorar:

 ?Tarlada çalışıyormusun??

?Çalışıyorum.?

?Başka kimsen varmı??

?Karım, kardeşim, üç yaşında bir oğlum var.?

?Hanımın da çalışıyor mu??

?Evet.?

?Kooperatiften para almaz mısın sen??

?Hayır, tüccardan alıyorum, Yüz lira alarak 120 lira ödüyorum.?

?Neden kooperatiften almıyorsun??

?Bu sene vermediler. Birkaç kişi borcunu ödememiş ondan.?

Burada söze Ziraat Bankası İzmir Şube Direktörü Aşkı Eren girer ve şöyle der:

?Arazisini ipotek ederek para alabilirdi. Yüzde yirmi verilirdi. Kendisi kooperatife girmemiştir. Girer ise veririz.?

Başvekil İnönü müstahsile dönerek:

?Neden böyle yapıyorsun??

?Tapu senedinin intikal muamelesi yapılmamıştır.?

?Masrafı çok mu??

Vali Fazlı Güleç :

?Az birşeydir Başvekilim. Dededen evlada intikal eden tapu işleri kolaylaştırılamadı.?

Aşkı Eren :

?Bu iş müşküldür. Her halde seyyar tapu heyetlerini köylünün ayağına götürmemiz gerekiyor.?

Başvekil İnönü :?Köylümüz için ne gerekiyorsa yapın.?